500+ madde
- madamkelimebağ.Ar.Değil mi ki; madem; çünkü.
- maestosokelimeis.İt.Gösterişli, tumturaklı bir şekilde icra edilen parça.
- mahiyekelimeis.Far.Aylık; maaş.
- mahmuzlukelimesf.Mahmuzu olan.
- mahsuskelimesf.Ar.Başkasında görülmeyen, yalnız bir tek şeye veya birine özgü olan.
- makaslamakelimeis.Makaslamak eylemi.
- malumkelimesf.Ar.Bilinen; ilgili olan kimselerce bilinen; belli.
- manalıkelimesf.Belli bir anlam taşıyan; anlamı olan; anlamlı.
- manasızkelimesf.Anlamı olmayan; anlamdan yoksun olan; anlam içermeyen; anlamsız.
- manidarkelimesf.Ar.Bir anlam taşıyan; bir şey ima eden; gizli ve ince bir anlam taşıyan; anlamlı; manalı.
- mantıklıkelimesf.Akla, mantığa, sağduyuya uygun olan; mantık kurallarına uygun; mantıkî.
- mantıksızkelimesf.Akla ve mantık kurallarına aykırı olan; mantık dışı.
- mazeretsizkelimesf.Mazeret gösterilmemiş; özür beyan edilmemiş; özürsüz.
- melikânekelimesf.Ar.Hükümdara ait; melikle ilgili.
- merasimsizkelimesf.Merasimi olmayan; merasim gerektirmeyen.
- mesabkelimeis.Ar.Geri dönülecek yer.
- mesmursuzkelimesf.Ar.(Söz için) dinlemeye değmez; zevksiz; yavan.
- mevsimlikkelimesf.Yalnız bir mevsime ilişkin olan; bir mevsimi kapsayan.
- meydandakelimeis.Ortada bulunan, gözle görülen şey.
- mezesizkelimesf.(İçki için) yanında meze bulunmayan veya gerektirmeyen.
- mısmılkelimesf.Ar.(Et için) dinen yenilebilir nitelikte boğazlanmış olan; dinî açıdan bir sakıncası olmayan; murdar olmayan; temiz; pak; tahir.
- molasızkelimesf.(Taşıtlar ve yolculuk için) hiç ara vermeden; duraksız.
- muğlakkelimesf.Ar.Zayıf; cılız.
- muhakkakkelimesf.Ar.Araştırma sonucunda gerçekliği kesinleşmiş; gerçek olduğu, doğruluğu kesin olarak bilinen; kuşkusuz; inkârı imkânsız.
- muhassalkelimesf.Ar.Üretilmiş; elde edilmiş.
- muhkemkelimesf.Ar.Kesin; açık seçik belli olan.
- mukabilkelimesf.Ar.Bir şeye karşılık olarak yapılan; karşı.
- muntazamkelimesf.Ar.Düzgün bir biçimde sıralanmış; bir sırada ve düzende olan; düzgün.
- mutlakkelimesf.Ar.Serbest bırakılmış; salıverilmiş.
- müdafaasızkelimesf.Savunması olmayan; savunmasız.
- müdemkelimesf.Tıpkı.
- mümkünkelimesf.Ar.Olması imkân dahilinde olan; olası; olabilir; olanaklı.
- müphemkelimesf.Ar.Ne olduğu kesin olarak anlaşılamayan; belirsiz; açık olmayan.
- müspetkelimesf.Ar.İspat edilmiş; sağlam kanıtlara dayandırılmış olan; sağlam.
- müşterekkelimesf.Ar.Birden çok kişinin söz sahibi olduğu; ortak mal olan; çoğunluğa ilişkin; ortak.
- mütemadikelimesf.Ar.Aralıksız olarak devam eden; devamlı; kesintisiz; sürekli; uzayan.
- müthişkelimesf.Ar.Korkuya düşüren; korkutan; korkunç; dehşetli.
- naçarkelimesf.Far.Bir çıkar yolu veya kurtuluşu olmayan; çaresi olmayan; çaresiz.
- nadirkelimesf.Ar.Benzeri az bulunur; seyrek olan; ender.
- nafilekelimesf.Ar.(İş için) gerekli değilken yapılan.
- nagâhkelimesf.Far.Zamansız; uygun zamanda olmayan; vakitsiz.
- nahakelimeünl.Yazık; tuh!
- nahakkelimesf.Far.Haksız.
- nahastkelimesf.Far.İstenilmemiş.
- nasılkelimesf.(Nesne veya kişi için) ne gibi; ne biçimde; ne türlü? Nasıl bir elbise istemiştiniz?
- naşikelimesf.Ar.Ortaya çıkan; görünen; ileri gelen.
- nazikkelimesf.Far.Başkalarına veya çevresindekilere rahatsızlık vermemek, onların hoşnutsuzluğuna sebep olmama, onları kırmama gibi istek ve duygularla son derece…
- nekelimezm.eT.Soru zamiri; hangi şey.
- nedensizkelimesf.Belli bir nedeni olmayan; sebepsiz.
- nefiskelimesf.Herkesçe beğenilen; çok hoşa giden; istek uyandıran; çok güzel.