500+ madde
- dazmakkelimef.Kaçmak.
- degişmekkelimef.Takas yapmak; değişmek.
- değişmekkelimef.eT.Bir şeyi vererek yerine başka bir şeyi almak.
- demlemekkelimef.Far.Çayı kaynar suyun içine attıktan sonra renk ve kokusunu vermesi için bekletmek.
- demlenmekkelime(Çay için) renk ve kokusu suya geçerek içilecek hâle gelmek.
- denelemekkelimef.(Mısır, arpa buğday vb. için) tane hâline getirmek.
- depmekkelimef.eT.(Hayvan için) tepmek; çifte atmak.
- derilmekkelimef.Toplanmak; devşirilmek; bir araya getirilmek.
- dıllamakkelimef.Alay etmek.
- dımıtmakkelimef.Bayıltmak.
- dımzırmakkelimef.eT.Akıtmak; damlatmak.
- dındıklamakkelimef.Bir şeyi gereğinden çok incelemek.
- didişmekkelimef.eT.(Kuşlar veya kümes hayvanları için) birbirini karşılıklı olarak ditmek.
- dikilmekkelimef.eT.Dikmek eylemi yapılmak.
- dindirmekkelimef.Dinmesini sağlamak; bitirmek; durdurmak.
- diplemekkelimef.Bir şeyi, bir sıvı veya kap, kuyu gibi şeylerin dibine kadar indirmek; .
- direşmekkelimef.eT.Bir işi sonuna kadar götürmek için uğraşmak; sebat etmek; dayanmak.
- dirkemekkelimef.Koşmak.
- dirseklenmekkelimef.Dirsekle vurulmak.
- dişenmekkelimef.Dişemek işi yapılmak.
- donanmakkelimef.eT.Kendi kendini giydirmek; giyinmek; süslenmek.
- döletmekkelimef.eT.Yoluna koymak; düzeltmek.
- döllemekkelimef.Erkek üreme hücresini dişi üreme hücresi ile birleştirmek; ilkah etmek.
- dönüşmekkelimef.Hep birlikte dönmek.
- dörmekkelimef.eT.(Domuz için) yeri burnu ile kazmak.
- dumanlanmakkelimef.Dumanda tutulmak; duman verilmek.
- duralaşmakkelimef.Sataşmak.
- durlanmakkelimef.Durulmak; berraklaşmak.
- dürişmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; mücadele etmek.
- dürüşmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; gayret etmek.
- düşmekkelimef.eT.(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
- düzilmekkelimef.Tertip ve tanzim edilmek; dizilmek; sıralanmak; düzülmek.
- düzlenmekkelimef.Düz hâle getirilmek.
- düzmekkelimef.eT.Düzeltmek; gereksiz ve çirkin yerlerini atmak.
- düzülmekkelimef.eT.Düz hâle getirilmek; sıraya sokulmak; dizilmek; yapılmak; tertip ve tanzim olunmak; hazırlanmak.
- edgermekkelimef.Gelişmek.
- edikmekkelimef.Başarmak.
- efelemekkelimef.(Rüzgâr için) esmek.
- eftiklemekkelimef.eT.Zaman geçirmek için oyalanmak; eğlenmek.
- egirtmekkelimef.İplik büktürmek; eğirtmek.
- eglemekkelimef.Durdurmak.
- eğilmekkelimef.eT.Eğik bir durum almak.
- eğirtmekkelimef.eT.Bağırtmak.
- eklemlenmekkelimef.Eklem aracılığıyla birleştirilmek.
- eklenmekkelimef.Ekli duruma getirilmek.
- eksilmekkelimef.eT.Azalmak; az duruma getirilmek.
- eksimekkelimef.eT.Eksilmek. [Yüknekî]
- eliklemekkelimef.eT.Anasız babasız çocuğu evlat edinmek.
- elikmekkelimef.Yabancı saymak; yabancı gözü ile bakmak.
- elmekkelimef.Asmak; yapışmak; batmak.