122 madde
- abartıkelimeis.Bir şeyi olduğundan büyük ve aşırı gösterme.
- ablakelimeis.Yaş bakımından büyük olan kız kardeş.
- adamkelimeis.Ar.(Cinsiyeti dikkate alınmadan) insan; kişi .
- ahbapkelimeis.Ar.(Türkçede teklik olarak kullanılır.) Bildik; tanıdık; dost; arkadaş.
- ahbarkelimeis.Erme.Erkek kardeş.
- alargakelimeis.İt.Bir geminin, bir iskelenin, kıyının veya koyun açık deniz tarafı.
- anakelimeis.eT.Çocuğu olan kadın; anne.
- andırkelimeis.Erme.Ölüden kalan eşya; sahipsiz kalan eşya; soyka.
- annekelimeis.Çocuk doğurmuş olan kadın; ana.
- arkadaşkelimeis.Savaşta, bir savaşçının arkasını düşman saldırısından koruyan savaşçı.
- armakelimeis.Lat.Bir aileye, bir topluluğa veya bir kişiye atalarından kalan, genellikle kalkan biçimli bir zemin üzerine işlenmiş özel işaret, yazı veya süslemeler.
- aryakelimeis.İt.Açılmış bir yelkenin veya çekilmiş bir sancağın indirilmesi işi.
- aşağıkelimeis.Yükseklik bakımından daha alt kısımlarda bulunan kısım veya yer.
- avarakelimeis.İt.Bir deniz aracının yanaştığı kıyı ve iskeleden hareket ederek açılması.
- ayıkelimeis.eT.Etçil olmakla beraber bal, meyve ve köklerle beslenen iri yapılı, tabanları üzerinde yürüyen, kısa kuyruklu, uzun burunlu, postu uzun tüylü, 2
- ayıpkelimeis.Ar.Kusur ve eksiklik.
- azizekelimeis.Ar.Ermiş kadın.
- babaannekelimeis.(Çocuk için) babanın annesi; nine.
- babalıkkelimeis.Baba olma durumu ve niteliği.
- badkelimeis.Far.Rüzgâr; yel.
- barbakelimeis.İt.Sakallı erkek; ihtiyar.
- bekelimeis.(İnsan için) bağırma, seslenme, gevezelik etme, yüksek sesle konuşma ve seslenmeyi anlatan kök. be-ğir-mek
- bebekkelimeis.Meme emen küçük çocuk.
- bereketkelimeis.Ar.Bolluk.
- beşelkelimeis.Far.İki şeyin birbirine sarılması.
- beyefendikelimeis.Saygı ifadesi olarak erkek isimlerinin yerine kullanılan söz.
- biladerkelimeis.Far.Erkek kardeş.
- biraderkelimeis.Far.Erkek kardeş.
- biskelimeis.Kedi cinsi hayvanları çağırmayı ya da kovalamayı anlatan kök, bis-i bisi, bis-i, bis-t, bis-ik.
- bocakelimeis.İt.Geminin rüzgâr almayan yanı.
- bordakelimeis.İt.Geminin su üstünde kalan kısmının yanları.
- buzkelimeis.eT.Donmak suretiyle katılaşmış su.
- damakelimeis.İt.Altmış dört kareye ayrılmış tahta üzerinde on altışar taşla iki kişi arasında oynanan bir oyun.
- daylıkelimeis.Hayalî zehirli bir hayvan.
- dehşetkelimeis.Ar.Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında insanı donduran korku; aşırı korku.
- deldakkelimeis.Soğuğa karşı entari üzerine giyilen kolsuz ve uzun hırka.
- desturkelimeis.Far.Bir kimseye verilen izin; ruhsat; müsaade; icazet.
- dikkatkelimeis.Ar.İncelik; dakiklik.
- diriğkelimeis.Far.Esirgeme; kıyamama; reddediş.
- dostkelimeis.Far.Sevişilen kişi; sevilen kimse.
- efekelimeis.Yiğit; genç erkek; kabadayı.
- efendikelimeis.Yun.Eskiden şehzadeler, din adamları, eğitim görmüş kimseler için “bay” anlamında kullanılan unvan.
- egekelimeis.Kendinden yaşça büyük olan kişi.
- ekdekelimeis.eT.bknz. ekti
- elmaskelimeis.Yun.Çok sert fakat çabuk kırılır, renksiz ve saydam, billurlaşmış saf karbon.
- evlatkelimeis.Ar.(Anne ve baba için) oğlu, kızı; çocukları; çocuk.
- eyekelimeis.eT.Sahip; malik.
- fayrapkelimeis.İng.Bir buhar kazanının buhar verecek şekilde yanar durumu.
- fondakelimeis.İt.Geminin demir attığı yer.
- fotkelimeis.Çoban köpeklerinin boyunlarına takılan demir halka.