500+ madde
- fahrkelimeis.Ar.Övünme; gururlanma.
- fakırkelimeis.Ar.Yoksulluk; fakirlik.
- fakirkelimesf.Ar.Geçimini güçlükle sağlayabilen kişi; yoksul.
- farkkelimeis.Ar.Varlıklar arasındaki ayırıcı özellik; başkalık; ayrım; ayrılık; nüans.
- fark-ı cemdeyimİlahî âlemden maddî âleme ininceye kadar âlemin görüş alanına derece derece çıkışı.
- fark-ı tāmmdeyimİnsanın maddî unsurlardan sıyrılarak kendini tamamen Allah’ın varlığında görmesi.
- fark-ı vasfdeyimBirlik denilen İlahî âlemdeki değişik niteliklerin birliğini kavrama.
- fenakelimeis.Ar.Gelip geçici olma; ölümlülük.
- fenā’-fi’l-aşkkelimeAllah aşkı içinde yok olmak.
- fenā’-fi’l-pîrkelimeBütün varlığını pîrin manevi varlığında yok etme.
- fenā’-fi’llāhkelimebknz. fenafillah
- fenā’-fi’r-resūlkelimeBütün varlığını Hz. Muhammed’in manevî kişiliğinde yok etme.
- fenā’-fi’ş-şeyhkelimeBütün varlığını şeyhin manevi şahsiyetinde yok etmek.
- fenafillahkelimeis.Ar.Sâlikin, duygularından ve iradesinden sıyrılarak ilahî iradeye boyun eğmesiyle benliğinin mutlak yaratanın varlığında yok olması.
- ferzanekelimesf.Far.Bilgin veya bilge olan.
- feyizkelimeis.Ar.Artma; taşma; çoğalma.
- fırka-i nāciyedeyimSelamet yolunu bulmuş topluluk; imanlı olanlar; Müslümanlar.
- fütüvvetkelimeis.Ar.Mertlik; yiğitlik; delikanlılık.
- gafletkelimeis.Ar.Çevresinde olup bitenleri anlayıp sezememe; habersizlik.
- garipkelimesf.Ar.Kimsesiz ve acınacak durumda olan; zavallı.
- gavskelimeis.Ar.Yardım; destek.
- gaybkelimeis.Ar.Göz önünde olmama; gizli olma.
- gerçekkelimesf.eT.Bir nesne, bir nitelik veya bir durum olarak var olan; varlığı inkâr edilemeyen; olgu durumunda mevcut olan; hakiki.
- gerçek erdeyimVelî; mürşid-i kâmil; ermiş.
- gerçek erenlerdeyimErmişler; veli kişiler.
- gerçeklerkelimeis.Veliler; ermişler,
- gınakelimeis.Ar.Şarkı; ezgi.
- gışakelimeis.Ar.Örtü; zar; koruyucu; deri.
- gizemcikelimeis.Gözlem ve akıl yürütmeden daha çok sezgiye önem veren kimse.
- gizemcilikkelimeis.Gözlem ve akıl yürütmenin yetmediği alanlarda, özellikle Allah kavramında, gerçeğe gönül yoluyla, iradenin zorlamasıyla ulaşılabileceğini kabul eden,…
- gönderkelimeis.Mızrak; kargı.
- gönülkelimeis.Yürek.
- görüşmekkelimef.eT.Karşılıklı birbirini görmek.
- gözlükelimesf.İyi gören.
- gurbete çıkmadeyimDervişin, şeyhinin emri ile bağlı olduğu tekkeyi bırakarak başka yerlere gitmesi.
- gülkelimeis.Far.botTaç yaprakları kalın ve katmerli, keskin kolu, beyazdan kırmızıya kadar pek çok rengi bulunan, gülgillerin örnek bitkisi, (Rosa).
- gülbangkelimeis.Far.Bir ağızdan yüksek sesle bağırma.
- güldestekelimeis.Far.Gül demeti.
- güvercinkelimeis.eT.zoolGüvercingillerden, hızlı ve uzun süre uçabilen, sık tüylü, kısa vücutlu, evcilleştirilebilen birçok türü bulunan, yemle beslenir kuş, (Columba).
- hadkelimeis.Ar.Sınır; uç.
- hadimkelimesf.Ar.Yardımcı olan.
- hadrakelimesf.Ar.Yeşil.
- hakikatkelimeis.Ar.Çelişkisiz ve yalansız; doğru; akla ve mantığa, düşünme yasalarına uygun.
- hakîkat ehlideyimTek gerçeğin Allah'ta olduğuna inanarak kendini o yola vermiş olanlar; Allah'ın gerçek zatını bilenler.
- hakîkat-i ehadiyedeyimGerçek tek varlık; Allah.
- hakîkat-i mukayyidedeyimGeçici varlık; dünya; âlem.
- hakk'ullāhkelimeGeziye çıkacak Bektaşi babası veya müritlerine arkadaşları tarafından yapılan yardım.
- Hakke'l-yakînkelimeBirlik katında Hakk'ı gözleme.
- hâlkelimeis.Ar.Bir nesnenin nitelikleri ile içinde bulunduğu koşulların tümü; vaziyet.
- halifekelimeis.Ar.Birinden sonra yüksek bir makama geçen kimse; halef olan.