305 madde
- devrkelimeis.Ar.Devir.
- devrankelimeis.Ar.Dünya; felek.
- deyişkelimeis.Söz; kelime.
- deyrkelimeis.Ar.Manastır; kilise.
- didarkelimeis.Far.Yüz; çehre.
- dilkelimeis.Far.Orta; yarı.
- dolabîkelimeis.Ar.Eskiden Bursa’da dokunan kumaşlardan biri.
- dostkelimeis.Far.Sevişilen kişi; sevilen kimse.
- duzahkelimeis.Far.Cehennem.
- ebetkelimeis.Ar.Sonu olmayan zaman; sonsuz.
- efratkelimeis.Ar.Bireyler; fertler.
- elifkelimeis.Ar.Arap alfabesinin ilk harfi.
- erbainkelimeis.Ar.Kırk.
- ermişkelimeis.Kendisini Allah sevgisine bağlamış, belli bir mertebeye ulaşmış, İlahî sırların kendisine açılmış olduğu söylenen kişi; veli; evliya.
- ermişlikkelimeis.Kendisini Allah sevgisine bağlayarak belli bir mertebeye ulaşan kişinin İlahî sırlara vakıf olması hâli; velilik, evliyalık.
- evliyaiyekelimeis.Ar.Velayet derecesine varınca her türlü şeriat buyruklarından kendilerini kurtulmuş sayan ve evliyayı peygamberden üstün tutan tarikat.
- evradkelimeis.Ar.Belirli günlerde ve zamanlarda okunması âdet hâline gelen dinî sözler, dualar ve ayetler.
- fahrkelimeis.Ar.Övünme; gururlanma.
- fakırkelimeis.Ar.Yoksulluk; fakirlik.
- farkkelimeis.Ar.Varlıklar arasındaki ayırıcı özellik; başkalık; ayrım; ayrılık; nüans.
- fenakelimeis.Ar.Gelip geçici olma; ölümlülük.
- fenafillahkelimeis.Ar.Sâlikin, duygularından ve iradesinden sıyrılarak ilahî iradeye boyun eğmesiyle benliğinin mutlak yaratanın varlığında yok olması.
- feyizkelimeis.Ar.Artma; taşma; çoğalma.
- fütüvvetkelimeis.Ar.Mertlik; yiğitlik; delikanlılık.
- gafletkelimeis.Ar.Çevresinde olup bitenleri anlayıp sezememe; habersizlik.
- gavskelimeis.Ar.Yardım; destek.
- gaybkelimeis.Ar.Göz önünde olmama; gizli olma.
- gerçeklerkelimeis.Veliler; ermişler,
- gınakelimeis.Ar.Şarkı; ezgi.
- gışakelimeis.Ar.Örtü; zar; koruyucu; deri.
- gizemcikelimeis.Gözlem ve akıl yürütmeden daha çok sezgiye önem veren kimse.
- gizemcilikkelimeis.Gözlem ve akıl yürütmenin yetmediği alanlarda, özellikle Allah kavramında, gerçeğe gönül yoluyla, iradenin zorlamasıyla ulaşılabileceğini kabul eden,…
- gönderkelimeis.Mızrak; kargı.
- gönülkelimeis.Yürek.
- gülkelimeis.Far.botTaç yaprakları kalın ve katmerli, keskin kolu, beyazdan kırmızıya kadar pek çok rengi bulunan, gülgillerin örnek bitkisi, (Rosa).
- gülbangkelimeis.Far.Bir ağızdan yüksek sesle bağırma.
- güldestekelimeis.Far.Gül demeti.
- güvercinkelimeis.eT.zoolGüvercingillerden, hızlı ve uzun süre uçabilen, sık tüylü, kısa vücutlu, evcilleştirilebilen birçok türü bulunan, yemle beslenir kuş, (Columba).
- hadkelimeis.Ar.Sınır; uç.
- hakikatkelimeis.Ar.Çelişkisiz ve yalansız; doğru; akla ve mantığa, düşünme yasalarına uygun.
- hâlkelimeis.Ar.Bir nesnenin nitelikleri ile içinde bulunduğu koşulların tümü; vaziyet.
- halifekelimeis.Ar.Birinden sonra yüksek bir makama geçen kimse; halef olan.
- halvetkelimeis.Ar.Kapalı veya ıssız bir yerde yalnız kalma.
- halvethanekelimeis.Ar.tar. Eski saraylarda girilmesi yasak olan oda.
- hammarkelimeis.Ar.Şarap yapan veya satan kimse; şarapçı.
- harabatkelimeis.Ar.Yıkıntılar; harabeler; viraneler.
- hatırkelimeis.Ar.Düşünme.
- havfkelimeis.Ar.Korkma duygusu; korku; fobi.
- heybetkelimeis.Ar.İnsanda korku ile karışık ürküntü uyandıran durum veya görünüş; mehabet.
- heyulakelimeis.Yun.Madde.