500+ madde
- dizanterikelimeis.Fr.Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan, bulaşıcı, salgın hastalık.
- dizürikelimeis.Fr.İşeme zorluğu.
- dogmatizmkelimeis.Fr.Birtakım ilkeleri, kuralları, fikirleri her zaman için geçerli değişmez doğrular olarak kabul eden düşünce tarzı; dogmacılık.
- doğum kontrolüdeyimDoğumların sınırlandırılması veya istemeden gebe kalmanın önlenmesi amacıyla uygulanan tekniklerin tümü.
- doğum odasıdeyimSağlık kuruluşlarında doğumun gerçekleştirildiği özel donanımlı oda.
- doğum sancısıdeyimDoğum yaparken annenin duyduğu sancı.
- doku bozukluğudeyimYara, darbe, yangı, ur gibi sebeplerle bir organda ortaya çıkan bozukluk; yıpranma; lezyon.
- doku uyuşmazlığıdeyimBir doku grefinin reddine sebep olan antijen özelliklerin tümü.
- doku uyuşumudeyimİki dokudaki antijen özelliklerin birbirine benzeme derecesi.
- dolamakelimeis.eT.Bir şeyi başka bir şeyin etrafına çevirerek sarma eylemi.
- dolaysız bulaşmadeyimDoğrudan dokunma ile bulaşma.
- doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
- dolgukelimeis.Bir oyuğun, kovuğun içine doldurulan madde.
- dolgu yapmakdeyimDoldurmak.
- dorukkelimeis.Dağ, tepe gibi yeryüzü yükseltilerinin en yüksek ucu; tepe; zirve; uç.
- dozimetrekelimeis.Fr.Bir ışınlamayı veya başka bir büyüklüğü ölçmeye yarar alet.
- dozölçerkelimeis.Bir ışınlamayı veya başka bir büyüklüğü ölçmeye yarar alet.
- drenkelimeis.Fr.Hendek; akaç.
- drenajkelimeis.Fr.Tarlada biriken suyu tabandan hendekler veya gözenekli borular vasıtasıyla toplayıp akıtmak işlemi; akaçlama.
- duraklamakelimeis.Kısa bir süre durma ve bekleme eylemi.
- dut şurubudeyimKara duttan yapılan, ağız yaralarını tedavi amacıyla kullanılan antiseptik şurup.
- duyarsızlaştırmakelimeis.Duyarsız hâle getirme eylemi.
- duygunlaştırıcıkelimesf.Duygun hâle getiren.
- duygunlaştırmakelimeis.Duygun hâle getirme.
- duyum yitimideyimUyuşturucu bir ilaçla vücudun bütününde veya bir bölgesinde duyuların yok olması.
- düğümboğankelimeis.Ur köküne yerleştirilen ipliği derece derece sıkmakta kullanılan alet.
- düşükkelimesf.eT.Düşme eylemine uğramış olan; düşmüş olan.
- düşük yapmakdeyimGelişimini tamamlayamamış ölü çocuk doğurmak; çocuk düşürmek.
- düşürücükelimesf.Düşürme özelliği taşıyan.
- ederfenkelimeis.Far.Tuzlu balgam denilen cilt hastalığı; egzama.
- egzamakelimeis.Yun.Üst deride birdenbire ortaya çıkarak kızarıklık, kaşıntı, sulanma ve kabuk bağlama gibi dokusal bozukluklarla ortaya çıkan yaygın bir deri hastalığı;…
- ekâbir zahmetideyimSiyatik.
- ekimozkelimeis.Fr.Bere.
- ekinokokkelimeis.Yun.Etoburların bağırsaklarında asalak olarak yaşayan bir tür şeridin (Taenia echinococcus) insanda karaciğer, akciğer, deri ve böbreklerde sulu kistler…
- eklampsikelimeis.Fr.Gebe ya da doğum yapan kadınlarla küçük çocuklarda görülen baygınlık hâli; havale.
- ekmnezikelimeis.Fr.Kişinin geçmişiyle ilgili bazı olayları şimdi oluyormuşçasına yaşadığı durum.
- ekografkelimeis.Üst ses dalgalarıyla organlardan yansıyan görüntülerin incelenmesini sağlayan tıbbî araç.
- ekografikelimeis.Fr.Üst ses dalgalarıyla organlardan yansıyan görüntülerin incelenmesiyle hastalık tanısını sağlayan tıbbî yöntem.
- ekopraksikelimeis.Yun.Başkalarının hareketlerini hemen ve aynen taklit etmek biçiminde görülen bir tür ruhsal bozukluk.
- eksemikelimeis.Yun.Kan plazmasının damarlardan olağan dışı olarak hücre dışı aralıklara geçmesi biçiminde görülen rahatsızlık.
- ekstrasistolkelimeis.Fr.Kalp ve damarlar arasında normal iki kasılma arasında fazladan meydana gelen başka bir kasılma.
- elektrotkelimeis.Fr.Farklı iletkenlikte bir ortama akım vermek için, akımın ortama girmesini sağlayan (anot) ve akımın ortamdan çıkışını sağlayan (katot) olmak üzere…
- elektroterapikelimeis.Fr.Elektrikle tedavi.
- elemkelimeis.Ar.Acıklı ve üzücü bir olayın veya durumun yol açtığı ruhsal sıkıntı ve tedirginlik; ıstırap; keder; dert; üzüntü; acı; gam.
- elem-i asabîdeyimSinir ağrısı; nevralji.
- elem-i mafsaldeyimEklem ağrısı; artralji.
- eliza testideyimAİDS virüsünün bulunup bulunmadığını tespit etmekte kullanılan bir tarama yöntemi.
- embriyotomkelimeis.Fr.Döl yatağındaki ölü dölütü kesip çıkarmaya yarayan alet.
- embriyotomikelimeis.Fr.Ölmüş dölütün hacmini küçültüp rahimden çıkmasını kolaylaştırmak için yapılan girişim.
- emoroitkelimeis.Yun.Kalın bağırsağın dışa açılan kısımlarında meydana gelen toplar damar varisleri; basur.