- bacandırmakkelimef.İdman yaptırmak; çalıştırmak.
- bacanmakkelimef.Gayret etmek; çaba harcamak; kuvvet sarf etmek.
- bağdalamakkelimef.eT.Güreşte bacaklarını, rakibinin bacaklarına sararak yere düşürmek; güreşte çelme takmak.
- budamakkelimef.eT.Bir şeyin ucunu kesmek.
- çalıştırmakkelimef.Birine çalışmak eylemini yaptırmak.
- çaplamakkelimef.Bir cismin çapını ölçmek.
- çatallamakkelimef.Güreşte bir oyun yapmak.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- çırpmakkelimef.Hızla ve kesik kesik silkelemek.
- dalmakkelimef.eT.Gücünü yitirmek.
- denkleştirmekkelimef.Denkleşmesini sağlamak.
- elemekkelimef.eT.Tane veya toz hâlinde bulunan maddeleri, kabasını incesinden ayırmak veya içindeki yabancı maddeleri ayıklamak için elek, kalbur, gözer gibi…
- elenmekkelimef.Üzerinde veya hakkında elemek, ayıklamak eylemi uygulanmak; elekten geçirilmek.
- gölgelemekkelimef.Bir şeyin üzerine gölge getirmek.
- gölgelenmekkelimef.Gölgesi meydana gelmek.
- görmekkelimef.eT.Göz aracılığı ve ışık yardımıyla nesneleri algılamak.
- horsunmakkelimef.Değersiz bulmak; aşağı görmek; küçümsemek; hakir görmek.
- ısınmakkelimef.Sıcaklığı artmak; daha sıcak duruma gelmek; ısı kazanmak.
- indirmekkelimef.Birinin veya bir şeyin yüksekten veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak.
- kapanmakkelimef.(Açık bir şey için) kapalı duruma gelmek; örtünmek.
- karşılamakkelimef.(Misafir için) gelirken yolda karşı gelmek; karşılayıcı olarak çıkmak; kabul için geleceği yere varmak; istikbal etmek.
- kepçelemekkelimef.Bir şeyi kepçe ile almak, çıkarmak.
- kesmekkelimef.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak. [Yüknekî]
- koğalamakkelimef.Kovmak; kovalamak.
- kündelemekkelimef.Güreşte rakibi altına alıp bir elini önünden diğerini arkadan geçirerek kilitlemek suretiyle tuşa getirmek.
- ortalamakkelimef.eT.Bir şeyin orta yerine ulaşmak.
- perdelemekkelimef.Bir şeyin önüne perde çekmek; perdeyle örtmek.
- sarkaçlamakkelimef.Sarkaç durumuna getirmek; sarkaç gibi sallanmasını sağlamak.
- savuşturmakkelimef.Bir şeyden kurtulmak; zararsız olarak atlatmak; geçiştirmek; savmak.
- seçmekkelimef.Ayırmak.
- sıkıştırmakkelimef.Dar bir yere zor kullanarak çok sayıda kimse veya nesneyi sığdırmak; tıkmak; sokmak; yerleştirmek.
- sürüklenmekkelimef.Sürüklemek eylemi yapılmak; sürüklemek eylemine konu olmak.
- şandellemekkelimef.Aşırtma vuruşu gerçekleştirmek.
- tuşlamakkelimef.Parmak uçları ile tuşa basarak gerekli mekanizmayı harekete geçirmek.
- uzatmakkelimef.Bir şeyin uzunluğunu artırmak.
- yakalamakkelimef.Bir şeyi el ile sıkıca kavramak; tutmak.