karşılamak

kelimef.

karşı-la-mak

  1. 1

    (Misafir için) gelirken yolda karşı gelmek; karşılayıcı olarak çıkmak; kabul için geleceği yere varmak; istikbal etmek.

  2. 2

    (Olumlu ve olumsuz iki şey için) birbirine denk gelmek; karşılık olmak; tekabül etmek.

  3. 3

    (Söylenen, bildirilen, yapılan vb. için) olumlu veya olumsuz bir tavır sergilemek.

  4. 4

    (Tehlike, hastalık vb. için) önünü almak; önlemek; durdurmak.

  5. 5

    Bir borcu veya hesabı kapatmak için para veya herhangi bir mal vermek.

  6. 6

    Bir zararı veya kaybı başka bir yoldan gidermek; telafi etmek; denk gelmek.

  7. 7

    spor.Boksta rakibin yumruklarını savmak.

  8. 8

    spor.Eskrimde değme çizgisi içinde rakibin kılıcını savmak; savuşturmak.

  9. 9

    {ağız}(Çalgıcılar için) düğünde bahşiş almak amacıyla birinin önüne gelip çalgı çalmak.

    [DS]