- aracıkelimeis.Uzlaştırmak, anlaştırmak amacıyla araya giren kimse; uzlaştırıcı; mutavassıt; vasıta.
- ariyetkelimeis.Ar.Geri verilmek üzere başkasından alınan eşya; ödünç.
- ayıpkelimeis.Ar.Kusur ve eksiklik.
- bikrkelimeis.Ar.Herhangi bir şeyin ilki.
- durumkelimeis.eT.Belirli bir zaman kesiti içinde bir şeyi belirleyen nitelik ve şartların tümü; hâl; vaziyet; keyfiyet, (1935).
- gecekelimeis.eT.Güneşin batışından doğuşuna kadar geçen süre.
- hakkelimeis.Ar.Adalet.
- ikamekelimeis.Ar.Ayağa kaldırma; ayakta durdurma; dikeltme.
- işçikelimeis.eT.Bir fabrika veya bir işletmede bir ücret karşılığında ağırlıklı olarak beden gücüyle çalışan kimse.
- kararkelimeis.Ar.Durma.
- keşidekelimeis.Far.(Banka ve piyango ikramiyeleri için) çekiliş; çekme.
- korsankelimeis.Lat.Kendi ulusunun veya başka ulusların gemilerine saldıran deniz haydudu.
- kölekelimeis.Kayıtsız şartsız bir kimsenin buyruğu altında olan kimse; her türlü bağımsız davranma ve medenî haktan yoksun bırakılmış, özgürlüğü olmayan kişi;…
- makbuzkelimeis.Ar.Bir şeyin veya paranın alındığını belirten imzalı belge; alındı.
- mefhumkelimeis.Ar.Bir söz veya kelimenin taşıdığı anlam; kavram.
- muhacirkelimeis.Ar.Yerleşmek amacıyla başka bir ülkeye giden kimse; göçmen.
- ortakkelimeis.Birlikte iş yapan kimselerden her biri; şerik.
- ortaklaşakelimezf.Ortak olarak; birlikte; müştereken; kolektif.
- taşınabilirkelimesf.(Eşya için) taşınması mümkün olan; menkul; portatif.
- taşınmazkelimesf.Taşınamayan.
- tutuklukelimeis.Mahkemece, suç işlediği hakkında kesin bir yargıya varılamadığı için kesin bir mahkûmiyet kararı verilmeden önce geçici bir önlem olarak özgürlüğü…
- usulkelimeis.Ar.Bir amaca ulaşmak için güdülen yol; tutulan yol; izlenen yöntem.
- vakıfkelimeis.Ar.Bir hizmetin gelecekte de yerine getirilebilmesi için bir kimsenin belli koşullarla resmî olarak malını ya da parasını bağışlaması.
- vekilkelimeis.Ar.Bir başkasının adına ve yerine iş gören kimse.
- velikelimeis.Ar.Gözetici.
- yardımcıkelimeis.Herhangi bir iş veya çalışmada bir kimseye gerektiğinde yardım eden kimse; muavin; muin; yaver.
- yasakkelimeis.Kanun; yasa.
- yorumkelimeis.Yorumlamak eylemi ve sonucu.