- aklankelimeis.Dağ sıralarının iki yandaki eğimli yüzeyleri; vadinin iki yanındaki eğimli arazi; yamaç; mail.
- arızakelimeis.Ar.Yer yüzündeki ufku görmeyi engelleyen yükseltiler; engebe.
- arktikkelimeis.Yun.Kuzey kutbu ve çevresi ile ilgili.
- arzkelimeis.Ar.Genişlik; en.
- atlaskelimeis.Ar.Yüzü ipek, altı pamuklu kıymetli bir kumaş cinsi.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- aysbergkelimeis.Kutuplardaki kalın buz tabakalarından koparak akıntılarla denizlere sürüklenen ve gemiler için tehlike yaratan büyük buz kütleleri; buz dağı.
- aysfiltkelimeis.Buzla; bankiz.
- bakıkelimeis.Haber alınamayan veya kayıp eşyalar için bakılan fal; .
- bankizkelimeis.Alm.Kutup bölgelerinde deniz suyunun donmasıyla meydana gelen geniş buzluk alan; buzla.
- boğazkelimeis.Boynun ön kısmında hava borusunun geçtiği hassas ve korumasız yer; gırtlak; ümük.
- ca'ferkelimeis.Ar.Küçük akarsu.
- çölleşmekelimeis.Çöl hâline gelmek işi.
- çukurkelimeis.Toprakta kazmak suretiyle meydana getirilen oyuk.
- dayakelimeis.Kuz. Afr. yerli d.Kuzey Afrika’da, karst kökenli, dibinde çoğu zaman su bulunan çöküntü.
- debikelimeis.Fr.Bir akarsuyun bir noktasından bir saniyede geçen su miktarı; verdi.
- deltakelimeis.Yun.Yunan alfabesinin dördüncü harfi; Δ δ.
- dilkelimeis.eT.Ağız boşluğunda yer alan, arka kısmıyla ağız tabanına bağlanan, tat almağa, yutkunmaya ve konuşmaya yarar, çizgili kaslardan meydana gelmiş, uzun,…
- düdenkelimeis.eT.Değişik boyuttaki çöküntü tabanında yer üstü suların kaybolduğu çukurluklar.
- engebekelimeis.Yer kabuğunda iç ve dış kuvvetlerin etkisi ile oluşan dağ, yayla, ova, çukur, koyak gibi yer şekillerinin bütünü; iniş ve çıkışlar; yüzey şekilleri;…
- eşikkelimeis.eT.Bir kapı boşluğunun alt kısmına, taban eşilmek suretiyle yerleştirilmiş taş veya ahşap kiriş.
- falezkelimeis.Fr.Dik kayalık sahil; yalıyar.
- Fariskelimeis.Far.Eskiden Basra körfezi çevresine verilen ad.
- femkelimeis.Ar.Ağız.
- filonkelimeis.Fr.Maden damarı.
- formasyonkelimeis.Fr.Biçimlenme; oluş.
- geleğenkelimeis.Bir ana ırmağa karışan akarsu; kol.
- gelgitkelimeis.Bir yere boşuna gelip gitmek.
- genlikkelimeis.Genişlik.
- güçkelimeis.eT.Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya böyle bir etkiye dayanabilme yeteneği; kuvvet; erk; hayat enerjisi; kudret.
- haliçkelimeis.Ar.Kanal.
- havzakelimeis.Ar.Sahip olunan mülk veya arazi.
- iltivakelimeis.Ar.Sarılma; dolaşma; karışıklık.
- izobarkelimeis.Fr.Ayrı ayrı yerlerde basıncın denk olması durumu; eş basınç.
- izohipskelimeis. sf.Fr.(Yer için) yükseklikleri birbirine eşit olma durumu; eş yükselti.
- kısıkkelimeis.Dar yer.
- kıstakkelimeis.Bir yarımadanın karaya bağlantısını sağlayan dar kara parçası; berzah.
- kıt'akelimeis.Ar.Parça; tane; kısım; bölüm.
- klüzkelimeis.Fr.Bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurları birleştiren dar ve boğaz biçimindeki koyak; kısık; dar boğaz.
- kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
- konumkelimeis.Bir şeyin konulmuş olduğu yer, (1935).
- körfezkelimeis.Yun.Kara içine sokulmuş geniş deniz parçası; büyük koy.
- kuşakkelimeis.eT.Çeşitli amaçlarla bele sarılan, kaba kumaş veya örgüden yapılan enli şerit.
- kütlekelimeis.Ar.(Katılar için) büyük parça; toplu şey; yığın; küme; topak.
- lagünkelimeis.İt.Denizden bir kum setiyle ayrılmış ve sonradan göl haline gelmiş sığ koy veya körfez; deniz kulağı.
- lopkelimeis.Yun.Yuvarlak ve yumuşak nesne.
- lücmekelimeis.Ar.Irmak ağzı.
- mansapkelimeis.Ar.Bir ırmağın bir denize veya daha büyük bir başka ırmağa döküldüğü, karıştığı yer; ağız; ırmak ağzı; kavşak; munsap.
- medkelimeis.Ar.Çekip uzatma.
- medarkelimeis.Ar.Etrafında dönülen nokta.