326 madde
- hücumkelimeis.Ar.Bir kimseye veya topluluğa düşmanca saldırma; saldırı.
- hücumbotkelimeis.Ar.Bir çeşit küçük su üstü savaş gemisi.
- i'tikalkelimeis.Ar.Devenin dizini bükerek bağlama.
- ihtiyatkelimeis.Ar.Herhangi bir konuda geleceği düşünerek ölçülü olma; sakınma.
- ihtiyatlıkkelimeis.Yedekte bulunma; ihtiyatta olma.
- ikmalkelimeis.Ar.İstenilen düzeye getirme; kemale erdirme; olgunlaştırma.
- ilerikelimeis.Bir şeye göre daha önde bulunma durumu.
- imkelimeis.eT.Anlamlı işaret veya iz.
- imlakelimeis.Ar.Doldurma; dolgu yapma.
- inzibatkelimeis.Ar.Her şey yolunda olma; hiçbir aksaklık ve olumsuzluk bulunmama.
- irtibatkelimeis.Ar.Bir yer veya kişi ile kurulan bağ; bağlı olma; bağlantı.
- ispaletkelimeis.İt.Apolet.
- istibdalkelimeis.Ar.Bir şeyi alıp yerine başka bir şey verme; değiştirme; değiş tokuş.
- istihbaratkelimeis.Ar.Yeni edinilen bilgiler; haber almalar; duyumlar.
- istihkâmkelimeis.Ar.Kuvvetli ve sağlam olma.
- istihkâmcıkelimeis.İstihkâm sınıfından olan asker.
- istihkâmcılıkkelimeis.İstihkâm sınıfının yaptığı işler.
- istikşafkelimeis.Ar.Keşfetmeğe çalışma; araştırma.
- istimdadkelimeis.Ar.Yardım isteme; yardıma çağırma; medet isteme.
- itaatsizlikkelimeis.İtaatsiz olma durumu.
- izinsizlikkelimeis.İzinsiz olma durumu.
- kademekelimeis.Ar.Merdiven basamağı; merdiven ayağı.
- kadimekelimeis.Ar.Ayak basan kadın.
- kapamakelimeis.Kapamak eylemi.
- karacılıkkelimeis.Kara kuvvetlerine mensup olma durumu.
- karakolkelimeis.Moğ.Gece bekçisi.
- karargâhkelimeis.Ar.Padişah veya vezir otağı.
- karartmakelimeis.Kara hâle getirme.
- karavulkelimeis.Moğ.Bekçi; müfreze; posta; keşif kolu; karakol; nöbetçi.
- keşifkelimeis.Ar.Ortaya çıkarma; meydana çıkarma; açma.
- keşşaflıkkelimeis.İzcilik.
- kısımkelimeis.Ar.Parçalara ayrılmış bir şeyin ögelerinden her biri; bölüm.
- kışlakelimeis.eT.Askerlerin toplu olarak barındığı büyük bina ve bu binaların bulunduğu yer.
- kışlamakelimeis.Kışı bir yerde geçirmek eylemi.
- kıt'akelimeis.Ar.Parça; tane; kısım; bölüm.
- kızakkelimeis.Kar, buz, çimen veya toprak üstünde kayarak hareket eden tekerleksiz araç.
- kirpikelimeis.eT.Kirpigillerden sırtı sivri dikenlerle kaplı, düşmanlarından korunmak için tor top olabilen böcekçil, memeli bir hayvan, (Erinaceus europaus).
- kirpiçekelimeis.Sivri çivilerden yapılmış kirpinin küçüğüne verilen ad.
- kokartkelimeis.Fr.Askerlerin şapkalarına taktıkları, renk ve şekli her millete ve sınıflara göre değişen işaret.
- kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
- kolordukelimeis.Bir korgeneral komutasında, birden çok tümen veya tugay ile çeşitli sınıflardan birliklerin oluşturduğu, ordudan küçük, stratejik ve taktik askerî…
- komandokelimeis.Afr.Bağımsız olarak çalışan ve baskın, sabotaj, kurtarma vb. özel görevler yapan, az sayıda askerden kurulu vurucu gücü yüksek birlik; çete; akıncı.
- komutakelimeis.Bir askerî birliği ve o birlikle ilgili işleri yönetme işi ve yetkisi; kumanda.
- konakkelimeis.Büyük ve gösterişli ev.
- konakçıkelimeis.Toplu yapılan yolculuklarda gidilecek yere önceden varıp yolcuların kalacakları yeri sağlamakla görevli kimse.
- konteynerkelimeis.Lat.Çeşitli eşyaları taşımak için uluslar arası standartlara göre çelik veya alüminyumdan yapılmış su sızdırmaz büyük sandık; taşımalık.
- konuşkelimeis.Konmak eylemi veya biçimi.
- konvoykelimeis.Lat.Aynı yöne giden taşıt dizisi; kafile.
- koordinasyonkelimeis.Lat.Bir alanı ilgilendiren ve amaca yönelik çeşitli iş ve işlemler arasında uyum, düzen ve iş birliği sağlama; eş güdüm.
- korkelimeis.Kolordu kelimesinin kısaltması.