272 madde
- açımakkelimef.Acımak; ekşimek
- açmakkelimef.Acıkmak; aç olmak.
- agınamakkelimef.Arkası üstü yere sürünmek; debelenmek; ağnamak; yuvarlanmak.
- aglamakkelimef.Ağlamak
- agmakkelimef.Su gibi akıp gitmek; kaymak.
- agnamakkelimef.(Hayvan için) yatıp debelenmek ağnamak; yerde yuvarlanmak; kıvranmakarkası üstü yere sürünmek. .
- agrımakkelimef.Ağrımak
- agukmakkelimef.Zehirlenmek; ağılanmak.
- akılamakkelimef.Ağlamak.
- akurmakkelimef.Yavaş davranmak.
- alakırmakkelimef.Haykırmak; bağırmak; çağırmak; gürültüye getirmek; ateşli konuşmak.
- alangumakkelimef.Yorulmak.
- alpamakkelimef.Cesur olmak.
- ançulamakkelimef.Tapmak.
- ankıtmakkelimef.Eğilmek.
- antıkmakkelimef.Yemin etmek; ant içmek.
- arımakkelimef.Hastalıktan kalkmak; iyileşmek.
- arımakkelimef.Temiz olmak; paklanmak; temizlenmek; [Yüknekî]
- arkurmakkelimef.Çapraz geçmek.
- armakkelimef.Dolaşmak.
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- artamakkelimef.Bozulmak; mahvolmak; kötüleşmek. [Yüknekî]
- artmakkelimef.Ölçülebilir ve sayılabilir nitelikler bakımından eskisinden daha çok olmak; çoğalmak; ziyade olmak; bereketlenmek; bolalmak; bollaşmak; nemalanmak.…
- aşukmakkelimef.İvmek; acele etmek.
- asurmakkelimef.Aksırmak.
- atakımakkelimef.Meşhur olmak.
- ayamakkelimef.Saygı göstermek; hürmet etmek; saymak; ululamak.
- aykırmakkelimef.Haykırmak.
- azıtmakkelimef.Azmış hâle gelmek; azgınlık etmek.
- azmakkelimef.Yolunu şaşırmak; yoldan çıkmak; yolu yitirmek; şaşırmak.
- barıgsamakkelimef.Gitmek istemek; varmak dilemek; gitmeyi düşünmek.
- barmakkelimef.Peyda olmak; var olmak; mevcut olmak.
- basdıkmakkelimef.Ezilmek.
- başlamakkelimef.Bir iş için harekete geçmek ve ilk bir kısmını yapmak; başlangıcını yapmak.
- basmakkelimef.Ayakların tabanı ile vücudunun ağırlığını verecek şekilde yere veya bir şey üzerine çıkmak, durmak.
- basurmakkelimef.Ezilmiş olmak.
- batmakkelimef.Bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmek; gömülmek.
- bayamakkelimef.Müreffeh olmak; zenginleşmek.
- bedümekkelimef.Büyümek.
- beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
- belgürmekkelimef.Açığa çıkmak; meydana çıkmak; belirmek; görünmek; belli olmak.
- belinglemekkelimef.Şaşkınlıkla karışık korku duymak; belinlemek; korkudan titremek; korku ile birden sıçramak; irkilmek; ürkmek.
- bezmekkelimef.eT.Titremek.
- bilsikmekkelimef.Bilinmek; tanınmış olmak; bilinmiş olmak.
- binmekkelimef.eT.Yüksek bir şeyin veya hayvanın üzerine çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak.
- birikmekkelimef.eT.Birleşmek; bir olmak. [Yüknekî]
- bışmakkelimef.Olmak; pişmek.
- bişmekkelimef.Olmak; kemale gelmek; yetişmek.
- bökmekkelimef.Eğilerek yere kapanmak.
- böksilmekkelimef.Parçalanmak; yarılmak.