414 madde
- abmakkelimef.Fışkırarak çıkmak; akmak; fışlamak.
- açımakkelimef.Acımak; ekşimek
- açmakkelimef.Acıkmak; aç olmak.
- admakkelimef.Şafak sökmek; tan atmak.
- agılamakkelimef.Ağlamak.
- agınamakkelimef.Arkası üstü yere sürünmek; debelenmek; ağnamak; yuvarlanmak.
- agmakkelimef.Su gibi akıp gitmek; kaymak.
- agnamakkelimef.(Hayvan için) yatıp debelenmek ağnamak; yerde yuvarlanmak; kıvranmakarkası üstü yere sürünmek. .
- agrımakkelimef.Ağrımak
- agukmakkelimef.Zehirlenmek; ağılanmak.
- ahıtmakkelimef.Akıtmak.
- alakırmakkelimef.Haykırmak; bağırmak; çağırmak; gürültüye getirmek; ateşli konuşmak.
- alangumakkelimef.Yorulmak.
- alıkmakkelimef.Alçalmak.
- alngadmakkelimef.Zayıflamak; arıklamak; hâlsiz olmak.
- alpırkamakkelimef.Kendisine yiğit süsü vermek; sebatla çalışmak.
- alsıkmakkelimef.Bir şeyi alınmak; çalınmış olmak.
- ançulamakkelimef.Tapmak.
- ankıtmakkelimef.Eğilmek.
- antıkmakkelimef.Yemin etmek; ant içmek.
- arımakkelimef.Temiz olmak; paklanmak; temizlenmek; [Yüknekî]
- armakkelimef.Dolaşmak.
- artamakkelimef.Bozulmak; mahvolmak; kötüleşmek. [Yüknekî]
- artmakkelimef.Ölçülebilir ve sayılabilir nitelikler bakımından eskisinden daha çok olmak; çoğalmak; ziyade olmak; bereketlenmek; bolalmak; bollaşmak; nemalanmak.…
- aşukmakkelimef.İvmek; acele etmek.
- asurmakkelimef.Aksırmak.
- atkalmakkelimef.Ok atmak istemek; silah atmak.
- atlamakkelimef.Bir yükseklikten ayakları yerden kesilmiş olarak sıçrayıp geçmek; ; çıvmak; hoplamak; kalgımak; sekmek; sıçramak. Duvardan atlamak.
- avmakkelimef.Sıhhatte olmak; sağlıklı olmak.
- ayamakkelimef.Saygı göstermek; hürmet etmek; saymak; ululamak.
- ayınmakkelimef.Korkmak; sakınmak; çekinmek.
- aykırmakkelimef.Haykırmak.
- azıtmakkelimef.Azmış hâle gelmek; azgınlık etmek.
- azmakkelimef.Yolunu şaşırmak; yoldan çıkmak; yolu yitirmek; şaşırmak.
- badmakkelimef.Batmak.
- balınglamakkelimef.Birden korkup sıçramak; uykuda korkup sıçramak; belinlemek.
- barıgsamakkelimef.Gitmek istemek; varmak dilemek; gitmeyi düşünmek.
- barınmakkelimef.Varır, gider görünmek.
- barmakkelimef.Varmak; gitmek; ulaşmak. .
- basdıkmakkelimef.Ezilmek.
- başlamakkelimef.Bir iş için harekete geçmek ve ilk bir kısmını yapmak; başlangıcını yapmak.
- basmakkelimef.Ayakların tabanı ile vücudunun ağırlığını verecek şekilde yere veya bir şey üzerine çıkmak, durmak.
- basurmakkelimef.Ezilmiş olmak.
- batmakkelimef.Bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmek; gömülmek.
- bedümekkelimef.Büyümek.
- begedmekkelimef.Beylik etmek; hükmetmek; bey olmak.
- beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
- belinglemekkelimef.Şaşkınlıkla karışık korku duymak; belinlemek; korkudan titremek; korku ile birden sıçramak; irkilmek; ürkmek.
- bezmekkelimef.eT.Titremek.
- bililmekkelimef.Bilinmek; tanınmak.