- belgütmekkelimef.Göstermek; sergilemek.
- bengdemekkelimef.(Çiçek; saç vb. için) koparmak; çekmek; yolmak.
- berturmakkelimef.Verdirmek; vermesine sebep olmak.
- bitkürmekkelimef.(Rica, istek vb. için) yerine getirmek.
- bogmaklamakkelimef.Düğmelemek; iliklemek.
- bögmekkelimef.Toplamak; biriktirmek.
- boguzlamakkelimef.Boğazlamak; kesmek.
- bortalamakkelimef.Altın yaprakları ile süslemek.
- bösmekkelimef.Bir şeyi bir tarafından tutarak çekip uzatmak veya sürüklemek. [DTL]
- bulatmakkelimef.(Herhangi bir şeyi) tencere buğusunda pişirmek; buğulamak.
- bunturmakkelimef.Çıldırtmak; delirtmek.
- bünükmekkelimef.Kusurlu hâle getirmek; hatalı yapmak.
- bürtmekkelimef.Dokunmak; temas etmek.
- busandurmakkelimef.Bir kimseyi büyük bir üzüntü içine sokmak; kederlendirmek; üzüntü vermek; acı vermek.
- bütgürmekkelimef.Bitirmek.
- çandturmakkelimef.Caydırmak.
- çulgamakkelimef.Bağlamak; bohçalamak; toplamak.
- dengemekkelimef.eT.Mukayese etmek. [Yüknekî]
- edikmekkelimef.Başarmak.
- kagmakkelimef.Kavurmak; yakmak.
- kammakkelimef.Vurmak.
- karaklamakkelimef.Yol kesmek; haydutluk etmek; soygun yapmak; yağmalamak.
- karmakkelimef.Ölçmek; karışla veya parmak ucundan dirseğe kadar olan uzunluğu birim alarak ölçmek.
- katnamakkelimef.Tekrar etmek; tekrarlamak.
- kavıdmakkelimef.Korumak.
- kelürtmekkelimef.Getirtmek.
- kengürtmekkelimef.Genişletmek.
- ketmekkelimef.Çentik atmak; gedmek.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kısıltmakkelimef.Abluka etmek.
- kötlemekkelimef.Kötülük yapmak.
- küçlemekkelimef.Zorlamak; mecbur etmek.
- mindürmekkelimef.Bindirmek.
- munturmakkelimef.Dolaştırmak.
- odgatmakkelimef.Uyandırmak.
- osandurmakkelimef.Bıktırmak; tiksindirmek; iğrendirmek.
- osparlamakkelimef.Far.Ismarlamak; sipariş etmek; havale etmek.
- sergürmekkelimef.Karşı gelmek; engel olmak.
- seritmekkelimef.Eritmek.
- sermemekkelimef.(Kaymak, deri vb. için) üzerinden sıyırıp almak.
- silmekkelimef.Bir şeyin üzerinde bulunan ıslaklığı kuru bir bez ve benzer bir şey ile emdirmek için hafifçe sürterek almak; kurulamak.
- sışlatmakkelimef.Şişirmek.
- sökitmekkelimef.Diz çöktürmek.
- sürtüştürmekkelimef.Aralıksız olarak sürtmek.
- suvatmakkelimef.Sıvatmak.
- tengemekkelimef.Mukayese etmek; karşılaştırmak. [Yüknekî]
- tıdturmakkelimef.Yasak ettirmek; yasaklatmak; engelletmek.
- tışlamakkelimef.Dişlemek; ısırmak.
- toplamakkelimef.Buruşturarak top gibi yapmak.
- tsoyurkamakkelimef.Çin.Şefkat göstermek; bağışlamak.