- borçıkelimeis.Bahçıvan.
- çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
- çinikelimeis.Far.Beyaz kilden yapılmış, bir yüzü sırlı, kaplama malzemesi.
- ınalkelimesf.İnanılır, güvenilir; itimat edilir.
- isizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- kedkelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir; pek; gayet; çok; iyi; iyice. [Yüknekî]
- kesmekelimeis.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak işi; kesmek eylemi.
- keykelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir. [Yüknekî]
- keyikkelimeis.Geyik.
- kılkelimeis.Hayvanların postunda ve insan vücudunun çeşitli yerlerinde çıkan, üst deri uzantısı olan boynuzsu yapıdaki ipliksi uzantılar. .
- kırtışkelimeis.Bet beniz; yüzün rengi; yüz güzelliği.
- kişilikkelimeis.eT.Bir kimseye özgü belirgin özellik; şahsiyet.
- kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
- kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
- kömürkelimeis.eT.Siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt.
- körkkelimeis.Biçim; görünüş; şekil; kıyafet.
- kükelimeis.Ün; şöhret; şan.
- küçkelimeis.Güç; kuvvet. [Yüknekî]
- kumkelimeÇiğil.Silisli kayaçların, kayaların ve bazı mineral parçalarının doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasıyla meydana gelen, büyüklüğü 0.002-2 mm. arasında…
- kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]
- kutukelimeis.İçine konulan şeyi koruyacak biçim ve dayanıklılıkta, karton, ince tahta, metal veya plastikten yapılmış, kapaklı veya kapaksız kap; küçük sandık.
- ögekelimeis.Vekil; nazır; bakan; müşavir.
- ogrıkelimeis.Hırsız; haydut; .
- olkelimezm.Üçüncü teklik şahıs zamiri; “o”.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- örükelimezf.Yukarı doğru; dikine.
- otrukelimeis.Karşı; ön; ara.
- sevgükelimeis.Sevgi; sevda.
- sevügkelimeis.Aşk; sevgi.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
- terskelimeis.eT.Güç olan her nesne.
- tetrükelimezf.Aksine; tersine.
- tınkelimeis.Soluk; nefes.
- titimkelimeis.İnat; sebat; azim.
- titrükelimezf.Dikkatle; dik; keskin; sabit.
- töbünkelimezf.Baş aşağı; tepesi ile.
- toprakkelimeis.Yer kabuğunun atmosferin etkisi ile dağılıp organik maddelerle karışması ile meydana gelen canlıların yaşamasına elverişli yüzeysel tabakası.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- tozkelimeis.Çok küçük ve havada uçacak kadar hafif parçalara bölünmüş kuru toprak.
- türkkelimeGüç; kuvvet.
- tutamkelimeis.Deste; demet.
- urıkelimeis.Erkek evlat; oğul; oğlan.
- utrukelimezf.Tersine; karşısında; karşı gelerek; karşı; karşıda.
- yağıçıkelimeis.Savaşı yöneten; kumandan.
- yakutkelimeis.Ar.Billurlaşmış alümin türünden meydana gelen pembeden koyu kırmızıya kadar değişik renklerde saydam ve değerli taş.
- yalınkelimeis.Alev; yalım.
- yankelimeis.Taraf.
- yarlığkelimesf.Kesilmiş ya da kararlaştırılmış olan.
- yarmakkelimeis.Sikke; para; akça.