- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
- beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
- boşumakkelimef.İzin verip bırakmak.
- bulunmakkelimef.Arama sonucu veya rastlantı olarak elde edilmek. [Yüknekî]
- çakmakkelimef.Vurmak.
- içmekkelimef.Bir sıvıyı ağız yolu ile yutmak; emerek içine çekmek.
- istemekkelimef.eT.Arkasına düşmek; aramak; arzu etmek; araştırmak.
- işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- kamşatmakkelimef.Titretmek; depretmek; hareket ettirmek; sarsmak; sallamak; sallatmak
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- osmakkelimef.Kesmek.
- serilmekkelimef.Sermek işi yapılmak.
- solamakkelimef.Çin.Zincire vurmak; bağlamak; zincirlemek.
- sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
- tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- üstemekkelimef.Eklemek; artırmak; çoğaltmak.
- yasamakkelimef.Moğ.Tayin etmek; karar vermek; yapmak; tanzim etmek; kurmak; hazırlamak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.
- yortmakkelimef.Dört nala koşturmak; tırıs gitmek.