500+ madde
- çadır kurmakdeyimÇadırı, içinde oturulabilecek şekilde açmak, düzenlemek, yerleştirmek.
- çakalkelimeis.Sansk.Köpekgillerden tilki büyüklüğünde ve tilki gibi uzun ve bol tüylü kuyruğu olan, geceleri sürü hâlinde dolaşarak avlanan, sürüden sürüye karşılıklı…
- çakaralmazkelimeis.Eski zaman tüfeği; çakmaklı fitille ateşlenen eski bir tüfek.
- çakıcıkelimesf.Çakma işini yapan.
- çakılmakkelimef.Çakılı duruma gelmek.
- çakmakkelimef.Vurmak.
- çakozkelimeis.Anlama; sezme.
- çakoz olmakdeyimİşi anlamak; kavramak; hileyi sezmek.
- çaktırmadankelimezf.Belli etmeden, sezdirmeden.
- çaktırmakkelimef.Çivi, kazık gibi ucu sivri nesneleri tepesinden vurarak yer, duvar veya herhangi bir zemine gömdürmek.
- çalkalamakkelimef.İçinde bir nesne bulunan şeyi sarsarak karışmasını veya alt üst olmasını sağlamak.
- çalkamakkelimef.Bir şeyi sarsmak; sallamak.
- çamura yatmakdeyimBorcunu ödememek.
- çaparızkelimesf.İt.Güç; çapraşık.
- çaparızlıkkelimeis.Güçlük; çapraşıklık.
- çarıkkelimeis.eT.Kenarları sicim geçirilerek kıvrılmak, ön ucu da ortadan ikiye katlanarak dikilmek suretiyle ham deriden yapılmış, kırsal kesimde giyilen bir tür…
- çarkına okumakdeyimBozmak, berbat etmek; yıkmak.
- çarlistonkelimeis.İng.İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yaygınlaşan bir dans türü.
- çarpılmakkelimef.Çarpma eyleminden etkilenmek.
- çarşaflamakkelime(Yatak, yorgan için) çarşaf geçirmek; çarşafla kaplamak.
- çarşaflatmakelimeis.Çarşaf geçirtme veya kaplatma işi.
- çarşaflatmakkelimef.(Yatak, yorgan vb. için) çarşaf geçirtmek; çarşaf kaplatmak.
- çaykelimeis.Çin.Güneydoğu Çin kökenli, demlendikten sonra uyarıcı bir etkisi ve kekremsi bir tadı dolayısıyla sıcak içecek olarak tüketilen yaprakları almaşık, kısa…
- çaykelimeis.Rom.Kız.
- çaycıkelimeis.Çay demleyip satan kimse.
- çaycılıkkelimeis.Çay demleyip satma işi ve mesleği.
- çekimkelimeis.Çekmek eylemi.
- çekirdekkelimeis.eT.Etli meyvelerin içinde bulunan odunsu bir kabukla örtülü tohum.
- Çekiver kuyruğunudeyim"Artık ondan hayır gelmez, peşini bırak." anlamında kullanılır.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- çençkelimeis.İng.Bir ülkenin parasını başka ülke parasına çevirme; tahvil etme.
- çeşnicibaşıkelimeis.Saraydaki çeşnicilerin başı; çaşnigir başı, baş çeşnici.
- çeyrekkelimesf.Far.Dörtte bir; bir bütünün dörtte birini oluşturan.
- çıbankelimeis.Vücudun herhangi bir yerinde deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş yükselmesiyle kendini gösteren irin birikimi; yara; baş.
- çıkarmışkelimeis.Bir erkeğin genelevden çıkarıp evlendiği ya da metres edindiği kadın.
- çıkıntıkelimeis.Düz bir yüzeyden dışarı çıkan tümsek ya da uzantı.
- çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
- çıngarkelimeis.Yun.Gürültü patırtı; kargaşa; kavga.
- çırnıkkelimeis.Far.En küçük şey.
- çiçekkelimeis.eT.Üstün yapılı, tohumlu bitkilerin bir kılıfla çevrili üreme organlarını taşıyan, parlak renkli, güzel ve gösterişli, hoş kokulu bölümü.
- çifte kavrulmuşdeyimUfak ufak kesilmiş sert lokum.
- çiftleşmekkelimef.Çift duruma gelmek; ikileşmek.
- çilingirkelimeis.Far.Kilit, anahtar gibi ince demircilik işlerini yapan ve tamir eden; kilitli kalmış kapıları açan sanatçı.
- çivilemekkelimef.Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak.
- çomarkelimeis.İhtiyar çapkın.
- çoraybekelimeis.Rom.Sperma; meni; döl.
- çorbacıkelimeis.Çorba pişirip satan kişi veya bu kişinin dükkânı.
- çurçurcukelimeis.Züğürt kumarbaz.
- çüşkelimeünl.Eşek vb. hayvanları durdurmak ya da kovalamak için kullanılan ünlem. çüş-ük.
- Dacikkelimeis.Far.İslam dininden başka dinden olanlar.