1. çerezlikkelimeis.Çerez olabilecek şeyler.
  2. çesbankelimesf.Far.Yapışkan; yapışık olan.
  3. çeşm-i gazāldeyimCeylân gözü.
  4. çeşm-i sūzendeyimİğne deliği.
  5. çetin cevizdeyimKırılması ve içinin çıkarılması zor sert kabuklu bir ceviz türü.
  6. çetrkelimeis.Sansk.Güneşten korunmak için yapılan gölgelik; şemsiye.
  7. çevrikelimeis.Karşılıklı gelen iki hava veya su akımının etkisinde kalarak çarpışma yerinde meydana gelen dönme; hortum.
  8. çeyiz katırıdeyimÇeyiz taşıyan katır.
  9. çıban başıdeyimÇıbanın patlamak üzere olan ucu.
  10. çığırtkankelimesf.Çok bağırıp çağıran.
  11. çığırtkanlıkkelimeis.Halkın ilgisini çekmek için bağırıp çağırma.
  12. çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
  13. çıkıkelimeis.eT.Çıkın; küçük bohça; .
  14. çıkılamakkelimef.Bir şeyi çıkın yapmak; çıkın içine koymak.
  15. çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
  16. çıkmazkelimesf.Sonu kapalı olan; devam etmeyen; çıkış yeri olmayan; hiçbir yere ulaşmayan.
  17. çıldırmakkelimef.Delirmek; aklını oynatmak.
  18. çımarakelimeis.Ar.Hamamlarda ateş yakan ve kül atan işçi; külhancı; külhan işçisi.
  19. çıplakkelimesf.Giyinik olmayan; üstünde hiçbir giyecek bulunmayan; soyunuk.
  20. çırağkelimeis.Far.İçine yağ konulup yakılan bir tür lamba; kandil; çıra.
  21. çırak çıkarmakdeyimBeklenenden az bir kazançla ortaklıktan ayrılmasını sağlamak.
  22. çırçırkelimeis.Pamuk liflerini çekirdeğinden ayırmaya; keten, kenevir gibi kabuğu elyaflı bitkilerin liflerini çıkarmaya yarayan makine; çırçır makinesi.
  23. çırıkkelimesf.Yırtık; yarık.
  24. çırpıkelimeis.Ağaç veya asmanın dal ve budak kırıntısı.
  25. çırpınmakkelimef.Bir acı etkisi ile vücudun bazı yerlerini, özellikle kol ve bacakları şiddetle sallamak, sarsmak; sağa sola savurmak.
  26. çıtlatmakkelimef.Çıtlamasını sağlamak; çıt sesi çıkartmak.
  27. çıyankelimeis.eT.Çokayaklılardan sıcak yerlerde yaşayan, yirmi bir çift eklem bacağı olan, sarımsı esmer renkli, zehirli bir böcek, (Scolopedra).
  28. çiçekkelimeis.eT.Üstün yapılı, tohumlu bitkilerin bir kılıfla çevrili üreme organlarını taşıyan, parlak renkli, güzel ve gösterişli, hoş kokulu bölümü.
  29. çiftlikkelimeis.Çift hâle gelme durumu.
  30. çihilkelimesf.Far.Kırk.
  31. çilekelimeFar.Dervişlerin ruh temizliğine erişmek amacıyla, sakin ve temiz bir yere çekilerek kırk gün kırk gece ibadet ettikleri ve nefislerine perhiz…
  32. çimlenmekkelimef.Yiyeceklerden azar azar alıp yemek.
  33. Çingenekelimeis.Hind.Hint asıllı olduğu söylenen on üçüncü yüzyıldan itibaren Avrupa’ya yayılmış, genellikle sepetçilik, kuyumculuk, kalaycılık, çalgıcılık, falcılık, at…
  34. Çingene palamududeyimPalamudun küçüğü.
  35. çintikkelimeis.Kesici bir araçla açılmış küçük gedik; oyuk.
  36. çirkefkelimeis.Far.Kokuşmuş pis su.
  37. çirozkelimeis.Yun.Yumurtalarını atarak zayıflamış uskumru balığı.
  38. çirozlaşmakkelimef.(Uskumru için) yumurtalarını atarak zayıflamak.
  39. çivikelimeis.Bir şeyi bir yere tespite veya iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan, bir ucu sivri, diğer tarafı yuvarlak başlı metal veya ağaç çubuk; mıh.
  40. çivilemekkelimef.Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak.
  41. çizgikelimeis.Yalnızca uzunluğu ölçülebilen ve çizilerek meydana getirilmiş, kesintisiz iz; hat.
  42. çobanlık etmekdeyimÇoban olarak çalışmak; hayvan otlatmak; sürü gütmek.
  43. çocukkelimeis.Ergenlikten önceki dönemde bulunan, küçük yaştaki oğlan veya kız.
  44. çolpakelimesf.Far.Bir ayağı sakat olan.
  45. çorallıkelimesf.(Ağaç için) dallı budaklı.
  46. çorap örmekdeyimElde şişlerle çorap üretmek.
  47. çorlamakkelimef.Hastalık bulmak; bozulmak; kötülemek.
  48. çöğelmekkelimeOtururken bir şeye dikkatlice bakmak için doğrulmak; kafasını kaldırıp bakmak.
  49. çökermekelimeis.Küllü suyun katı maddelerinin dibe çökmesini sağlama işi.
  50. çöktürmekkelimef.Çökmesine yol açmak.