- batmakkelimef.Bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmek; gömülmek.
- bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
- kabarmakkelimef.Ağırlığı artmadan hacmi genişlemek, büyümek; şişmek.
- kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
- kaynamakkelimef.(Sıvılar için) sıcaklığı belirli bir dereceye varınca buharlaşma sonucu fokurdamak.
- kitmekkelimef.Gitmek; çekilmek; zail olmak. [Yüknekî]
- köpürmekkelimef.Köpük meydana getirmek; köpük çıkarmak. (ayın)
- kudurmakkelimef.eT.Kuduz hastalığına yakalanmak; kuduz olmak.
- kurumakkelimef.eT.Islaklığını veya nemini kaybederek kuru hâle gelmek. [Yüknekî]
- ölmekkelimef.(Canlı bir varlık için) canlılığı yok olmak; hayatını kaybetmek; yaşamı sona ermek.
- sarkmakkelimef.Aşağıya doğru uzanmak.
- sarmakkelimef.Olgun hale gelmek.
- sıçmakkelimef.kaba. Dışkıyı doğal yolla dışarı atmak.
- sürçmekkelimef.(Ayak için) yanlış adım atıp dengesi bozulmak; ayak kaymak.
- taşmakkelimef.Dışarı çıkmak.
- tülemekkelimef.Döllemek; kuzulamak; çoğalmak; doğurtmak.
- tünemekkelimef.Gecelemek.
- uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
- ürkmekkelimef.eT.(Kişi için) bir şeyden korkup ansızın sıçramak; korkmak; korkup kaçmak; tevahhuş etmek.
- ürpermekkelimef.eT.(Tüyler için) kabarmak; dikleşmek.
- yağmakkelimef.eT.Akmak; yağmak.
- yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- yetmekkelimef.Bir şey başka bir şeyi karşılayabilecek ölçüde ve miktarda olmak; bir ihtiyacı karşılayacak, giderecek nitelikte ve ölçüde olmak; yeterli olmak; kâfi…
- yüzmekkelimef.Yüzeyde durmak veya ilerlemek.