- abırcınkelimesf.Memnun.
- açıkkelimesf.eT.Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
- ağırkelimesf.eT.Hafif olmayan; yerinden zor oynatılan; tartı bakımından ağırlığı çok olan; battal; sakil.
- alabanıkelimesf.Yun.Açık kalpli.
- alverdikelimesf.Gelişigüzel; baştan savma.
- anarıkelimesf.eT.Çabuk; tez.
- artıkkelimesf.eT.Yenilip içilen şeyden, kullanılan, harcanan maldan geriye kalan; fazla.
- asaletdenkelimesf.Ar.(İş için) iyi; kusursuz; güzel.
- asıkelimesf.eT.İri; gösterişli; gelişmiş; büyük.
- asrakelimesf.Aşağı; aşağıya. .
- atakkelimesf.Sonucunu düşünmeden ileri atılan; cüretkâr; cesur; gözü pek.
- ayıkkelimesf.Aklı başında, bilinci yerinde olan.
- ayrıkelimesf.Birbiri ile beraber, bitişik bulunmayan; yerleri bir olmayan; aralıklı.
- ayrıksıkelimesf.Benzerlerinden ayrı olan; başka; başka türlü; farklı.
- ayukkelimesf.Ayık; uyanık.
- bayağıkelimesf.Hiçbir özelliği olmayan; basit; sıradan; adi; alelâde.
- baygınkelimesf.Kendisini kaybetmiş durumda.
- bikelimesf.Bir. “Bi kişi geldi.”
- çıplakkelimesf.Giyinik olmayan; üstünde hiçbir giyecek bulunmayan; soyunuk.
- çomkelimesf.Toplanmış; topuz yapılmış.
- dabışkelimesf.Hoyrat; patavatsız.
- değişikkelimesf.Değişmiş, değişikliğe uğramış.
- demdeskelimesf.Dümdüz.
- dibayakkelimesf.Uzak olmayan; yakın.
- diricekelimesf.Biraz diri olan.
- düzkelimesf.eT.Yatay durumda olan; dik veya eğik olmayan.
- düzgünkelimesf.Yüzeyi düz, pürüzsüz olan.
- eğrikelimesf.Doğru ve düzgün olmayan.
- eksikkelimesf.eT.Bir şeyin tam olabilmesi için gerek duyulan.
- fasdakkelimesf.İki avuç dolusu.
- gerilekkelimesf.Kendi üstüne geri dönen veya döner görünen.
- gımgımkelimesf.Her söze karışan; atılgan; geveze.
- gosdakkelimesf.Çalımlı; kibirli.
- haklıkelimesf.Doğru; yerinde.
- hoyhoykelimesf.İşsiz.
- ılgınkelimesf.Çok uzak.
- kabakelimesf.eT.Kalın olan; ince olmayan.
- kaçakkelimesf.eT.Bulunması zorunlu olan yerde bulunmayan ya da gitmesi gereken yere gitmeyen kişi; firari.
- karakakelimesf.En geride kalan; başarısız.
- katıkelimesf.eT.Yumuşak olmayan; sert; pek; sağlam.
- kesekelimesf.(Yol vb. için) kısa; kestirme.
- kesmecekelimesf.(Kavun, karpuz vb. için) kesip müşteriye beğendirilerek satılan.
- kısakelimesf.Uzunluğu veya boyu az olan.
- kolaykelimesf.Yapılması için fazla güç harcanması gerekmeyen; hiçbir güçlük çekmeden, yorulmadan yapılabilen; bir engel ve güçlük çıkarmayan; elverişli; uygun.
- koşakelimesf.Çift; ikili; eş; ikiz.
- kötükelimesf.eT.(Mal, malzeme, eşya vb. nesneler için) iyi nitelikte olmayan; bozuk; kalitesiz; kullanıma elverişli olmayan.
- kurakkelimesf.eT.(Hava, mevsim; yıl için) yağıştan yoksun; yağışsız; yağmursuz.
- liklikkelimesf.Oynak.
- mesmursuzkelimesf.Ar.(Söz için) dinlemeye değmez; zevksiz; yavan.
- mısmılkelimesf.Ar.(Et için) dinen yenilebilir nitelikte boğazlanmış olan; dinî açıdan bir sakıncası olmayan; murdar olmayan; temiz; pak; tahir.