1. bekürmekkelimef.Berkitmek; tahkim etmek; takviye etmek.
  2. bekürükelimesf.Sağlam; berk; pek; kuvvetli.
  3. belekkelimeis.Konuğun yakınlarına getirdiği armağan; bir yerden başka bir yere gönderilen armağan. [Yüknekî]
  4. belgükelimeis.Alamet; işaret; nişan; marka; belgi; belge; im.
  5. belgülügkelimesf.Belirli; görünen; açık; sarih; vâzıh.
  6. belgürmekkelimef.Açığa çıkmak; meydana çıkmak; belirmek; görünmek; belli olmak.
  7. belgürtmekkelimef.Açığa çıkarmak; belirtmek; göstermek; belli ettirmek.
  8. belingkelimeis.Korku; ürküntü; panik; dehşet.
  9. belinglegükelimeis.Korku.
  10. belinglemekkelimef.Şaşkınlıkla karışık korku duymak; belinlemek; korkudan titremek; korku ile birden sıçramak; irkilmek; ürkmek.
  11. belingtegkelimesf.Korkunç.
  12. beltirkelimeis.Yolların birleştiği yer; kavşak; dört yol ağzı.
  13. beltürmekkelimef.Göstermek.
  14. bengükelimesf.Moğ.Sabit kalacak nitelikte; sonsuz; ebedî.
  15. bergekelimeis.Kamış; çubuk; kamçı; kırbaç.
  16. berkkelimesf.eT.Sağlam. (1935) [Yüknekî]
  17. berkekelimeis.Dövmek ve sürmek için kullanılan değnek, sopa; kamış; çubuk; kamçı.
  18. berkligkelimezf.Muhafaza ederek.
  19. berükelimezf.Beri, beriye; .. -den beri; buraya; bu yana doğru; buradan; beri.
  20. beşkelimeis.eT.Dörtten sonra, altıdan önce gelen sayının adı.
  21. bezkelimeis.eT.İçinden geçen kandan veya kendi öz suyundan bazı maddeleri ayrıştırarak özel salgılar çıkaran organ; gudde, iç salgı bezi.
  22. bezmekkelimef.eT.Titremek.
  23. kelimeis.Bıçak; çakı; kesecek alet.
  24. bıçgukelimeis.Bıçkı; testere.
  25. bıçılmakkelimef.Biçilmek; kesilmek.
  26. bıçınkelimeis.Maymun.
  27. bıçmakkelimef.Biçmek; kesmek.
  28. bıkınkelimeis.Kalça.
  29. bınkelimeis.Bin.
  30. bıng başıdeyimBinbaşı.
  31. bınga başıdeyimBin başı.
  32. bırkelimezf.Burada; sağ taraf.
  33. bırtmakkelimef.Kırmak; parçalamak; yaralamak.
  34. bışıgkelimesf.Olgun.
  35. bışmakkelimef.Olmak; pişmek.
  36. bışrunkelimesf.Olgun.
  37. bıtbulkelimeis.Sansk.Biber.
  38. biçekkelimeis.eT.Bıçak.
  39. biçinkelimeis.Maymun.
  40. bilkelimeis.Bel.
  41. bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
  42. bilekkelimeis.Hediye.
  43. bilenkelimezf.İle; beraber; birlikte.
  44. bilgekelimeis.eT.Bilgi sahibi, iyi ahlaklı, örnek alınacak olgunluğa ulaşmış kişi; hakîm; akıllı; dirayetli; fetanetli; muktedir; mütebahhir. (1935).
  45. biligkelimeis.Bilgi; hikmet; vukuf; malumat.
  46. biligsizkelimesf.Bilgisiz; cahil.
  47. bilinmekkelimef.Öğrenilmiş, tanınmış olmak; anlaşılmak; bilinmek. [Yüknekî]
  48. bilmekkelimef.Bir şeyi öğrenmiş, kavramış olmak; malumat edinmek. [Yüknekî]
  49. bilsikmekkelimef.Bilinmek; tanınmış olmak; bilinmiş olmak.
  50. biltizmekkelimef.Bildirmek; belli etmek.