500+ madde
- kaftankelimeis.İpekli kumaştan yapılan uzun ve süslü üst giysisi; kapama.
- kaftanlıkkelimeis.Kaftanlık kumaş; elbiselik.
- kagankelimesf.(Aslan, kaplan için) kükreyen; kükremiş; kızgın.
- kahınçkelimeis.bknz. kakınç
- kakımakkelimef.eT.Birine yaptığı işin doğru olmadığını, beğenilmediğini sert sözlerle bildirmek; azarlamak; paylamak.
- kakınçkelimeis.Başa kakma.
- kakmakkelimef.Vurmak; hafifçe vurmak; çalmak.
- kalabakelimesf.Sayıca çok; pek çok; .
- kalabalıkkelimeis.Çok; çokluk.
- kalemçikelimeis.Ar.Yazıcı; kâtip.
- kalıkelimeis.Far.Halı.
- kalınglıkkelimeis.Evlenecek kıza kesilen başlık.
- kalı~lık kaftanlıkdeyimNikâh bedeli; mehir.
- kalkankelimeis.eT.Eskiden savaşçının, karşı saldırıdan kendini korumak için kullandığı çeşitli malzemeden yapılmış savunma aracı.
- kalkımakkelimef.Zıplamak; sıçramak.
- kalkmak kopmakdeyim. Ayağa kalkmak.
- kamçıkelimeis.eT.At, deve, sığırın erkeklik organı.
- kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
- kamışkelimeis.Buğdaygillerden su kenarlarında ve bataklıklarda yetişen, sert ve boğumlu gövdeli, şerit yapraklı pek çok bitkinin ortak adı; kargı; bambu;…
- kamukelimesf.Bütün; her; umum.
- kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
- kanarakelimeis.Ar.Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü ve temizlendiği yer; mezbaha; kesim evi.
- kanatkelimeis.eT.Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan hareketli organ.
- kanatmakkelimef.eT.Kanamasına sebep olmak.
- kancarukelimezf.eT.Nereye.
- kandakelimezf.Nerede?
- kandankelimezf.Nereden?
- kangrılmakkelimef.Ters bükülmek; arkaya bükülmek; kanırılmak.
- kanıkelimezf.Hani; nerede? [Yüknekî]
- kankıkelimezf.Hangi.
- kapak kaldurmakdeyimGöz kapaklarını kaldırıp bakmak.
- kapamakkelimef.eT.Kapalı duruma getirmek.
- kapmakkelimef.Tutmak.
- kapukelimeis.Kapı.
- kapuçıkelimeis.Kapıcı.
- kapurgakelimeis.Moğ.Kaburga.
- karkelimeis.eT.Atmosferde bulunan su buharının donmasıyla meydana gelmiş, hafif tanecikler hâlinde uçuşarak yağan beyaz renkli su kristalleri.
- karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
- kara taşmakdeyimKabararak taşmak.
- karalıkkelimeis.Kara olma durumu.
- karankukelimeis.bknz. karangku
- karanmakkelimef.Moğ.Çevresine bakınmak.
- kararmakkelimef.eT.Rengi karaya dönmek; karaya yakın bir durum almak; siyahlaşmak.
- karartmakkelimef.Rengini kara hâle getirmek; karaya boyamak.
- karavaşkelimeis.Savaşlarda tutsak edilen ya da özgür olmayan, alınıp satılabilen, üzerinde sahibinin tam bir kullanma hakkı olan köle kız veya kadın; odalık; cariye;…
- karavulkelimeis.Moğ.Bekçi; müfreze; posta; keşif kolu; karakol; nöbetçi.
- karavullıkkelimeis.Gözcülük; bekçilik; karakolluk.
- karcaşmakkelimef.Karışmak; kaynaşmak; birbirine dolaşmak; karma karışık olmak; bozulmak.
- kardaşkelimeis.Kardeş.
- kargakelimeis.Siyah tüylü, geniş kanatlı, gezici, tarla ve bahçelere zararlı, ötücü bir kuş; kara karga; kuzgun, (Corvus).