1. kazımakkelimef.Kazmak; eşmek; deşmek. [Yüknekî]
  2. keçikelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, eti, sütü ve tiftiği için beslenen, evcil pek çok türü ve yabanisi bulunan, boynuzlu ve sakallı, tırmanıcı ve sıçrayıcı…
  3. kelekkelimeis.Far.Olgunlaşmamış kavun.
  4. kerestekelimeis.Far.Tomrukların boyuna biçilmesi ile elde edilen marangozluk ve inşaat malzemesi.
  5. kerhanekelimeis.Far.İş yeri; işlik.
  6. kesişmekkelimef.Birbirini kesmek.
  7. keskinkelimesf.Kesme işini iyi yapan; iyi kesici.
  8. kıkırdamakkelimef.Kıkır kıkır gülmek.
  9. kılkuyrukkelimeis.eT.Kışı Akdeniz kıyılarında geçiren, Kuzey yarım kürede yaşayan, karışık beyaz, gri ve siyah tüylü, ince uzun gövdeli, uzun ve sivri kuyruklu bir tür…
  10. kırıntıkelimeis.Bir şeyden ayrılan ufak parça.
  11. kırkambarkelimeis.İçinde çok değişik türden eşyanın bulunduğu yer.
  12. kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
  13. kırokelimesf.Kürt.(Kişi için) kaba ve görgüsüz; taşralı.
  14. kırpıkkelimesf.Kırpılmış olan.
  15. kıtırcıkelimesf.Çok yalan söyleyen; palavracı; .
  16. kıvırmakkelimef.Eğrilterek bükmek.
  17. kıyışmakkelimef.Bir konuda karşılıklı olarak anlaşıp uyuşmak; anlaşmak; uyuşmak; mutabık kalmak.
  18. kodoşkelimeis.Erme.Yasa ve kurallara aykırı olarak kurulan cinsel ilişkiler için kadın ile erkek arasında aracılık eden kimse; pezevenk.
  19. kokozkelimesf.eT.(Aşağılama sözü olarak) kurnaz ihtiyar; pişkin; kurt.
  20. koltukkelimeis.Omuz başlarının altında, kolun gövde ile birleştiği yer; koltuk altı.
  21. koltukkelimeis.Küçük oda.
  22. kopilkelimeis.Yun.Arsız erkek çocuk.
  23. köklemekkelimef.(Bitki için) köküyle birlikte topraktan söküp çıkarmak.
  24. kulaklıkelimesf.Kulakları olan.
  25. kuşkelimeis.Vücudu tüylerle kaplı, sıcak kanlı, akciğerli, boynuzsu bir maddeden oluşarak uzamış çenelerine gaga, yürümeye elverişli arka üyelerine bacak, uçmaya…
  26. küpkelimeis.eT.Eskiden, şimdiki kadar plâstik ve metal kapların yaygın olmadığı dönemlerde yiyecek ve içecekleri koymak ve saklamakta kullanılan ağzı ve dibi dar,…
  27. labunyakelimeis.Çing.Kunduracılıkta ayakkabıya cila vurmakta kullanılan araç.
  28. lavukkelimesf.Kürt.Oğlan çocuğu.
  29. leşkelimeis.Ar.Kokmuş veya kokuşmaya yüz tutmuş hayvan ölüsü.
  30. lüpkelimeis.Hiç emek harcamadan, kolayca elde edilen şey; beleş.
  31. maçakelimeis.İt.İskambil kâğıtlarından siyah ve mızrak ucuna benzer olan dizi; pik.
  32. madarakelimesf.Kötü; sevimsiz; bayağı; âdi; boş; niteliksiz.
  33. madikkelimeis.Erme.Misketi, baş parmakla işaret parmağı arasından atarak oynanan bilye oyunu.
  34. madik atmak (etmek / oynamak)deyimKazık atmak; hile yapmak; dalavere çevirmek; .
  35. makaskelimeis.Ar.Bir eksen üzerinde hareket edebilecek şekilde yerleştirilmiş ve bir ucundan bastırmak suretiyle araya konulan cismi kesecek biçimde iki tarafları…
  36. malkelimeis.Ar.Bir kişinin veya tüzel kişiliğin mülkiyeti olabilen taşınır veya taşınmaz eşya ile bunlara ait hakların tümüne verilen ad; mülk; varlık; servet.
  37. malafatkelimeis.İt.Erkek hayvanın cinsiyet organı.
  38. malakkelimeis.Manda yavrusu.
  39. mangırkelimeis.Moğ.Bakır para.
  40. mantarkelimeis.Karada yetişen, boy, biçim ve yöre bakımından çok büyük değişiklikler gösteren, bazı türleri zehirli, çiçeksiz, damarsız ve klorofilsiz, yaklaşık iki…
  41. maryakelimeYun.Bir tür küçük balık.
  42. maslahatkelimeis.Ar.İş; mesele.
  43. mayışmakkelimef.Buyrulan bir işi yapmaktan çekinmek; tembellikten yere yapışıp kalmak.
  44. mazgalkelimeis.Yun.Eskiden, kale, hisar, sur gibi berkitilmiş savunma mekânlarında dışarıyı gözetlemek veya gerektiğinde ateş etmek için duvarlara açılan, genellikle…
  45. mıhlamakelimeis.Far.Mıhlamak eylemi; çivileme.
  46. mıhlamakkelimef.Mıh ile tutturmak; çiviyle çakmak; çivilemek.
  47. mıhsıçtıkelimesf.Cimri; eli sıkı.
  48. mıhsıçtılıkkelimeis.Cimrilik.
  49. mort olmakdeyimÖlmek; mortlamak.
  50. mortlamakkelimef.Ölmek; mort olmak; mortoyu çekmek.