1. ağızkelimeis.eT.Vücudun baş kısmının ön alt tarafında bulunan sindirim sisteminin başlangıcı, tat alma, nefes alıp verme ve konuşma gibi fonksiyonları yerine getiren…
  2. ağızlamakelimeis.Ağızlamak işi.
  3. ağızlıkkelimeis.Sigara veya puro içmek için kullanılan ağaç veya kehribardan yapılmış içi delikli araç; çubuk; takım; zıvana.
  4. ağlakelimeis.Tarla, bağ, bahçe gibi yerlerin etrafına hayvanların girmemesi için çalı çırpıdan veya sırıkların uzunlamasına konulmasıyla yapılan engel.
  5. ağlarcakelimeis.Sahip olduğu şeyleri olduğundan daha az gösterip kendine acındıran kimse.
  6. ağlayankelimeis.Dolu yağmadan birkaç dakika önce duyulan uğultulu ses.
  7. ağmakelimeis.Yukarı doğru tırmanma; tutunarak uzayıp yükselme işi ve eylemi.
  8. ağmankelimeis.Hata; kusur; eksik taraf; organ eksikliği.
  9. ağnakkelimeis.Hayvanların yatıp yuvarlanarak sırtlarını kaşıdıkları ve parazitleri döktükleri yumuşak topraklı veya çayırlık yer.
  10. ağnamkelimeis.Ar.Koyunlar.
  11. ağnıkkelimeis.Sıralı, dizili odun yığını.
  12. ağrıcakkelimeis.Gözde sürekli çapak yapan bir göz hastalığı.
  13. ağrıkkelimeis.eT.Vücudun belli bir yerinde duyulan ağrı, sızı; sancı; yel; .
  14. ağrıkkelimeis.Yolcu eşyası; ağırlık; yük.
  15. ağrıntıkelimeis.Yük; manevi yük.
  16. ağulkelimeis.Kaz.Açık alanda yapılan ağıl; ağal.
  17. ahadkelimeis.Ar.Pazar günü.
  18. aharkelimeis.eT.Çay; dere; akarsu.
  19. ahatkelimeis.Ar.Çoğu zaman kendi kendine verilen söz.
  20. ahbarkelimeis.Erme.Erkek kardeş.
  21. ahbınkelimeis.Erme.Gübre.
  22. ahçıkelimeis.Çoğu zaman yanık yanık ah çeken kimse.
  23. ahekelimeis.Ar.Sevilen kimse; dost; .
  24. ahlatkelimeis.Yun.Kırsal alanlarda yetişen, gülgillerden yaban armudu (Pirus eleagrifolia) ve bunun küçük meyveleri.
  25. ahpınkelimeis.Erme.Gübre.
  26. ahretlikkelimeis.Küçük yaştan itibaren yetiştirilmiş hizmetçi kız; besleme; evlatlık.
  27. ahukelimeis.Ar.Kardeş.
  28. ahubabakelimeis.Ar.Babacan ihtiyar; sevimli yaşlı.
  29. akakelimeis.Moğ.Büyük kardeş; ağabey.
  30. akakkelimeis.Eğimi çok akarsu yatağı; mecra; yatak.
  31. akanakelimeis.Büyük anne; nine.
  32. akarcakelimeis.Akarsu.
  33. akaykelimeis.Adam; erkek.
  34. akçamukkelimeis.Bütünüyle açılmış pamuk kozası.
  35. akdirmitkelimeis.Küçük taneli bir tür üzüm.
  36. akdukkelimeis.eT.Kötü; fena; çirkin.
  37. akıdakkelimeis.Lazımlık; oturak.
  38. akilikkelimeis.Omurilik.
  39. akımkelimeis.Bir akışkanın ve enerjinin belirli bir yönde hareketi; cereyan.
  40. akıncakkelimeis.Bayır; yamaç.
  41. akındırıkkelimeis.Reçine; çam sakızı.
  42. akıngankelimeis.Su yürümüş ağaç.
  43. akıntıkelimeis.Sıvı hâldeki bir maddenin akması, sızması durumu.
  44. akirkelimeis.Ar.Eritilen yağın dibinde kalan tortu.
  45. akırdakkelimeis.Kalın dilme; direk.
  46. akırgankelimeis.Tomruğun içinden çıkan yağlı çıra.
  47. akıtkelimeis.Taş kemer; kubbemsi taş tavan.
  48. akıtmakelimeis.Akıtmak işi.
  49. akıtmacıkkelimeis.Kilim, heybe ve yün çoraplara işlenen bir motif.
  50. akkaşkelimeis.Şöhret; lakap.