ağızlık

kelimeis.-ğı

ağız-lık

  1. 1

    Sigara veya puro içmek için kullanılan ağaç veya kehribardan yapılmış içi delikli araç; çubuk; takım; zıvana.

  2. 2

    Nargile marpucunun ağza gelen kısmındaki parça; emzik.

  3. 3

    Kuyu ağızlarına konulan yuvarlak taş, beton veya metal bilezik.

  4. 4

    Hayvanların ısırmaması veya zararlı ot yememeleri için ağızlarına geçirilen tel kafes veya torba.

  5. 5

    Telefonun konuşmaları aktaran kısmı; ahize.

  6. 6

    Boruların veya hortumların ucundaki metal parça.

  7. 7

    Meyve küfelerinin üstüne konulan dal ve yaprak parçalarından yapılan örtü.

  8. 8

    Ekmek pişirilirken fırının ağzına konulan bir miktar odun parçası.

  9. 9

    Sıvı koymaya yarayan huni.

  10. 10

    {ağız}Bir şeyin başladığı yer.

    [DS]

  11. 11

    {ağız}Yayık çömleğinin altına konulan deri kapak.

    [DS]

  12. 12

    {ağız}Süt süzerken huni içine konulan ince bez. 13. Kuzu ve oğlakların emmemeleri için ağızlarına takılan tel veya kirpi dikeninden yapılmış kafes; burunsalık.

    [DS]

  13. 13

    {ağız}Emzik.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}Su arkının sulanan yere açılan kısmı; ark başı; su yolu.

    [DS]

  15. 15

    {ağız}Bellenirken belin toprakta açtığı ilk çukur; belleme derinliği.

    [DS]

  16. 16

    {ağız}Fidan dikmek için açılan çukur.

    [DS]

  17. 17

    {ağız}Odun kütüğünü parçalarken açılan yarık.

    [DS]

  18. 18

    {ağız}Dokumacılıkta, mekiğin işlemesi için bırakılan boşluk.

    [DS]

  19. 19

    {ağız}Hazırlık.

    [DS]

  20. 20

    {ağız}Beş çile ipliğin hepsi. 22. Düzgün konuşma; laf etme. 23. Sıra; düzen. 24. sf. (Sulama suyu için) bir kişinin sulamada yönetebileceği miktarda ölçü birimi. (Sulama suyu için) bir kişinin sulamada yönetebilec

    [DS]