110 madde
- sırılmakkelimef.Asılmak; yapışmak; ilişmek; bulaşmak.
- sizinmekkelimef.Şüphelenmek. şüphe etmek.
- sugulmakkelimef.Kurumak; suyunu çekmek.
- suklanmakkelimef.Hırslanmak; açgözlü olmak; tamah etmek; ihtiraslanmak.
- suvlanmakkelimef.Sulanmak; sulu olmak.
- süçinmekkelimef.Tat almak; tat bulmak; mahzuz olmak.
- tapınmakkelimef.Hizmet etmek.
- tatganmakkelimef.Tatlı bulmak; tat almak.
- tayanmakkelimef.Dayanmak.
- teprenmekkelimef.Yerinden oynamak; kımıldanmak.
- tezginmekkelimef.Kıvrılıp bükülmek; çevresinde dönmek; dolaşmak; yuvarlanmak; devir yapmak daire çizmek; tavaf etmek; çevrilmek.
- tıdınmakkelimef.Kaçınmak; sakınmak; kendine hâkim olmak.
- tınçrunmakkelimef.Sessiz olmak.
- tilenmekkelimef.Aranmak; dilenmek; arzu edilmek.
- tirenmekkelimef.Dayanmak; direnmek; çekinmek.
- tirilmekkelimef.Sağ kalmak.
- tirinmekkelimef.Toplanmak; derlenip toplanmak.
- todunmakkelimef.Doyar gibi görünmek; doymak.
- toğulmakkelimef.Doğulmak; ... in sulbünden gelmek.
- tonanmakkelimef.Donanmak; süslenmek; giyinip kuşanmak.
- topulmakkelimef.Yarılarak delinmek; yırtılmak.
- tökülmekkelimef.Dökülmek.
- töngülmekkelimef.Ümit kesmek; vazgeçmek.
- töşenmekkelimef.Döşenmek; kendi kendine döşemek.
- tulmakkelimef.Kapanmak; kapatılmış olmak; tıkanmak.
- tunmakkelimef.Tıkanmak; kapanmak.
- tutunmakkelimef.(Düşmemek için) sıkıca yapışmak; elleriyle sıkıca kavramak.
- tükenmekkelimef.eT.Kalmamak; tümüyle bitmek; sona ermek; hiç kalmamak.
- tüngülmekkelimef.Ümidini kesmek; vazgeçmek; dönmek.
- tüpülmekkelimef.Dibine inmek.
- tüzülmekkelimef.Dizili olmak; sırada olmak.
- udınmakkelimef.(Ateş için) sönmek.
- udunmakkelimef.(Ateş için) sönmek.
- ulanmakkelimef.Ulanmak; vasıta olmak; aracılık etmek.
- ulaşmakkelimef.eT.Ulaşmak; bitişmek; yapışmak.
- ulınmakkelimef.Kıvrılmak; bükülmek; dolanmak.
- uluğadmakkelimef.Yaşlanmak; kocalmak.
- umınmakkelimef.Umutlanmak.
- urunmakkelimef.Takınmak. .
- usanmakkelimef.eT.Bir şeyin uzamasından ya da yinelenmesinden dolayı canı sıkılır olmak; bıkkınlık gelmiş olmak; katlanamaz olmak; bezmek; bıkmak.
- uzalmakkelimef.Uzun sürmek.
- yakışmakkelimef.Yaklaşmak; yakına gelmek; dokunmak.
- yalınmakkelimef.Soyunmak; çıplak olmak.
- yalınmakkelimef.Yanmak.
- yangılmakkelimef.Yanılmak; hata etmek; yanlış davranmak; hatalı olmak; yanılgıda olmak.
- yaranmakkelimef.Hoşa gitmek için yaltaklık etmek; yaltaklanmak.
- yarıklanmakkelimef.Zırhlanmak.
- yarunmakkelimef.Aydınlanmak; parlamak.
- yastanmakkelimef.Dayanmak; yaslanmak.
- yatğalmakkelimef.Uyumak üzere olmak.