456 madde
- bilmekkelimef.Bir şeyi öğrenmiş, kavramış olmak; malumat edinmek. [Yüknekî]
- biltizmekkelimef.Bildirmek; belli etmek.
- biltürmekkelimef.Öğretmek.
- birmekkelimef.Vermek. [Yüknekî]
- birtmekkelimef.Kırmak; parçalanmak; yaralamak.
- bitimekkelimef.Çin.Yazmak; hakketmek (kazımak); kopya etmek. [Yüknekî]
- bititmekkelimef.Yazdırmak; istinsah ettirmek; yazdırtmak.
- bodımakkelimef.Yapıştırmak.
- bodumakkelimef.Yapıştırmak;
- boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
- boşgurmakkelimef.Eğitmek; öğretmek; talim etmek.
- boşumakkelimef.İzin verip bırakmak.
- boşurkanmakkelimef.Kurtarmak.
- bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
- bulturmakkelimef.Buldurmak; buldurtmak.
- bululamakkelimef.Karıştırmak.
- burçınturmakkelimef.Eziyet vermek; incitmek.
- butarlamakkelimef.Parçalamak; yırtmak; parça parça etmek.
- buyurmakkelimef.eT.Bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını bildirmek; emretmek.
- buzmakkelimef.Mahvetmek; bozmak; kırmak; parçalamak; tahrip etmek.
- bügmekkelimef.Moğ.Eğmek; bükmek.
- bükürmekkelimef.Su serpmek.
- bütürmekkelimef.Tedavi etmek; sağaltmak.
- çagurmakkelimef.İftira etmek; leke sürmek; çamur atmak.
- çakmakkelimef.Vurmak.
- çalmakkelimef.Elle veya bir araçla vurmak; çarpmak. .
- çasurmakkelimef.Leke sürmek; çamur atmak; iftira etmek.
- çizmekkelimef.Çizgi çekmek.
- çogmakkelimef.Kesmek; öldürmek;
- çokmakkelimef.Vurmak.
- çomurmakkelimef.Suya batırmak; suya gömmek;
- çökitmekkelimef.Çöktürmek.
- çömürmekkelimef.Suya batırmak; suya daldırmak; çomurmak.
- edikmekkelimef.Başarmak.
- egermekkelimef.Çevirmek; kuşatmak.
- egirmekkelimef.Çevirmek; kuşatmak; sarmak; muhasara etmek.
- egirtmekkelimef.İplik büktürmek; eğirtmek.
- egsütmekkelimef.Eksiltmek; azaltmak.
- elgemekkelimef.Elemek; elekten geçirmek
- engirmekkelimef.Eğirmek.
- engmekkelimef.Eğmek; bükmek.
- ergürmekkelimef.Geçirmek; zaman geçirmek;
- ergüzmekkelimef.Eritmek.
- ertdürmekkelimef.Geçirtmek; yaptırmak.
- ertgürmekkelimef.Geçirmek.
- ertmekkelimef.Fazla olmak; aşmak; geçmek.
- ertürmekkelimef.Yapmak; işlemek; ifa etmek.
- esengülemekkelimef.Birinin hatırını, hâlini sormak; durumundan haberdar olmak.
- esirgemekkelimef.Acımak; merhamet etmek.
- estemekkelimef.İzlemek.