1. arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
  2. arıgkelimesf.Temiz; arı; saf; pak [Yüknekî]
  3. armakkelimef.Dolaşmak.
  4. armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
  5. artamakkelimef.Bozulmak; mahvolmak; kötüleşmek. [Yüknekî]
  6. artatmakkelimef.Tahrip etmek; mahvetmek; bozmak; yıkmak.
  7. artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
  8. arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
  9. aruklamakkelimef.Dinlenmek.
  10. asagkelimesf.Bir şeye asılı olan.
  11. asmakkelimef.Bir nesneyi bir yere aşağı doğru sarkacak biçimde takmak, bağlamak.
  12. kelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
  13. aşamakkelimef.Yemek yemek; gıda almak .
  14. aşanmakkelimef.Beslenmek; gıda almak; yemek yemek.
  15. aşılmakkelimef.Aşmak işi yapılmak.
  16. aşlamakkelimef.Yemek; içmek; gıda almak.
  17. aşnukelimezf.Eskiden; önce; geçen; geçmiş daha önce; evvel; evvelce. .
  18. atkelimeis.İsim; ad.
  19. atızmakkelimef.Titretmek.
  20. atlaturmakkelimef.Ata bindirmek.
  21. atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
  22. Aykelimeöz. is.Dünyanın uydusu olan bir gök cismi; Ay; Kamer. [Yüknekî]
  23. aykelimeünl.eT.Beklenmedik bir durum karşısında beliren şaşkınlık, ürküntü ve korkuyu ifade eder.
  24. aykelimeis.eT.Genel olarak Ay'ın Dünya etrafında bir kez dolanımına eşit, yılın on ikide biri olan zaman dilimi. .
  25. ayakelimeis.eT.Elin iç tarafta, bilek ile parmak dipleri arasında kalan içbükey yüzü; avuç içi.
  26. ayıgkelimesf.Kötü, fena; fenalık. .
  27. ayıtmakkelimef.Sormak.
  28. aymakkelimef.Anlatmak; açıklamak; söylemek; konuşmak; haber vermek; belirtmek; tasvir etmek; demek; takdim etmek. [Yüknekî]
  29. azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
  30. balıkkelimeis.Bağlanmış.
  31. balıkkelimeis.eT.Omurgalılardan tatlı ve tuzlu sularda yaşayan, genellikle solungaçlarıyla suyun içinde erimiş halde bulunan havayı emmek suretiyle solunum yapan,…
  32. balıkçıkelimeis.Balık tutan kimse.
  33. balmakkelimef.Bağlanmak; kuşatılmak.
  34. bamakkelimef.Bağlamak; raptetmek. [Yüknekî]
  35. barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
  36. barçakelimesf. zf.Bütün; hep; hepsi; büsbütün; tamamıyla; ne kadar varsa; olanca.
  37. barıgsamakkelimef.Gitmek istemek; varmak dilemek; gitmeyi düşünmek.
  38. barımkelimeis.Zenginlik; mal mülk; servet; varlık.
  39. barmakkelimef.Varmak; gitmek; ulaşmak. .
  40. başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
  41. baykelimesf.eT.Zengin; varlıklı; ağa.
  42. begkelimeis.Bey; soylu kişi; efendi; ileri gelen; sözü geçen; nüfuzlu, zengin kişi.
  43. begrekkelimesf.Çok büyük bey; çok soylu bey.
  44. bekkelimesf.Sabit.
  45. beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
  46. bekrükelimezf.Sıkıca; kuvvetlice.
  47. belkelimeis.eT.Kol ve bacakların birleştiği yer; bel.
  48. belgükelimeis.Alamet; işaret; nişan; marka; belgi; belge; im.
  49. belgürmekkelimef.Açığa çıkmak; meydana çıkmak; belirmek; görünmek; belli olmak.
  50. belgürtmekkelimef.Açığa çıkarmak; belirtmek; göstermek; belli ettirmek.