500+ madde
- ayıgkelimesf.Kötü, fena; fenalık. .
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- aytıgkelimeis.Soru; sorgu.
- azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
- azagkelimesf.Sapık; yanlış yola sapmış.
- azlanmakkelimef.Hırslanmak.
- azukelimebağ.İki şeyden biri; veya; ya da; yahut; şayet.
- bagkelimeis.Bağ; bağlayan şey; bent; köstek; ip.
- bahşikelimeis.Sansk.Muallim; öğretmen.
- balmakkelimef.Bağlanmak; kuşatılmak.
- bamakkelimef.Bağlamak; raptetmek. [Yüknekî]
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- barçakelimesf. zf.Bütün; hep; hepsi; büsbütün; tamamıyla; ne kadar varsa; olanca.
- basakelimeis.Art; arka; peş.
- basutkelimeis.Yardım; arka; kömek.
- basutçıkelimeis.Yardımcı sebep.
- basutçılıkelimesf.Yardımcı sebepli.
- basutçısızkelimesf.Yardımcı sebepsiz.
- basutlamakkelimef.Desteklemek; yardım etmek.
- başkelimeis.eT.Beyin ve dört duyu organının, dokunma duyusunun bir kısmının, sindirim ve solunum organlarının başlangıcının bulunduğu, insan vücudunun en üst kısmı;…
- başlayukelimezf.Başta; baş olarak; ilk olarak; önce
- bayagutkelimeis.Zengin tüccar; zengin kimse.
- bekizkelimesf.Far.Açık; sarih; net.
- belgükelimeis.Alamet; işaret; nişan; marka; belgi; belge; im.
- belgülemekkelimef.Belgelemek; işaret etmek; işaretlemek.
- belgülügkelimesf.Belirli; görünen; açık; sarih; vâzıh.
- bıdatıkelimesf.Boş; faydasız.
- bışmakkelimef.Olmak; pişmek.
- bışrunmakkelimef.Olgunlaşmak.
- bildürmekkelimef.Bildirmek; anlatmak. [Yüknekî]
- bilgekelimeis.eT.Bilgi sahibi, iyi ahlaklı, örnek alınacak olgunluğa ulaşmış kişi; hakîm; akıllı; dirayetli; fetanetli; muktedir; mütebahhir. (1935).
- biligkelimeis.Bilgi; hikmet; vukuf; malumat.
- bililmekkelimef.Bilinmek; tanınmak.
- bilmekkelimef.Bir şeyi öğrenmiş, kavramış olmak; malumat edinmek. [Yüknekî]
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- birdemletikelimezf.Tam olarak; tam; hiçbir zaman; asla.
- birdemligkelimezf.Tam; tam olarak.
- birerkelimesf.eT.Bölüştürülen şeylerden bölüşenlerin her birine bir tane düşecek biçimde.
- birgertmekkelimef.Bir araya getirmek.
- birgerükelimezf.Beraber; bir noktada; hepsi bir arada; beraberce; tümü ile.
- biridürmekkelimeBirleştirmek.
- birikmekkelimef.eT.Birleşmek; bir olmak. [Yüknekî]
- birişsizkelimesf.Verişsiz.
- birlekelimee. bağ.İle; birlikte; beraber. [Yüknekî]
- birmekkelimef.Vermek. [Yüknekî]
- birökkelimee.Yine de; ama bir de.
- bişkelimeis.Beş;
- bişinçkelimesf.Beşinci.
- bizkelimezm.Çokluk birinci şahıs zamiri; . [Yüknekî]
- bokelimesf.Bu.