- ulanmakkelimef.Ulanmak; vasıta olmak; aracılık etmek.
- urunmakkelimef.Takınmak. .
- üstemekkelimef.Eklemek; artırmak; çoğaltmak.
- yakışmakkelimef.Uyuşmak.
- yanaşmakkelimef.Yan yana gelmek; yanlarını birbirine vermek.
- yapılmakkelimef.Kapanmak; kapatılmak; örtülmek.
- yapulmakkelimef.Kapanmak; örtülmek.
- yaraşmakkelimef.eT.Uyuşmak; anlaşmak; yakışmak; layık ve münasip olmak.
- yarılmakkelimef.Yarmak eylemi yapılmak.
- yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
- yaşmakkelimef.Sürünerek gizlenmek; sinmek; saklanmak; sürünmek; gizlemek.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- yelmekkelimef.(Kişi için) koşmak; acele ile yürümek; telaşla koşturmak; hızla gitmek; tez koşmak.
- yığılmakkelimef.Çok sayıda birikmek; yığın oluşturmak; toplanmak.
- yıkılmakkelimef.Yıkmak eylemi yapılmak; hakkında yıkmak eylemi gerçekleştirilmek; harap olmak ve düşmek.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.
- yokadmakkelimef.Mahvetmek; yok etmek.
- yortmakkelimef.Dört nala koşturmak; tırıs gitmek.
- yüğürtmekkelimef.eT.Koşturmak.
- yukmakkelimef.Bulaşmak; sıvanmak; sirayet etmek; yapışmak.
- yulmakkelimef.Kurtarmak; serbest bırakmak.
- yulunmakkelimef.Satın almak.
- yumıtmakkelimef.Toplamak.
- yumulmakkelimef.Yummak eylemi yapılmak.
- yunmakkelimef.Yıkamak eylemi yapılmak; kendisine yıkamak eylemi uygulanmak; yıkanmak.