- osmakkelimef.Kesmek.
- özirkenmekkelimef.Kendi kişiliğine yığmak.
- saklanmakkelimef.Dikkat etmek; uyanık olmak.
- serilmekkelimef.Sermek işi yapılmak.
- serkürmekkelimef.Karşı gelmek; engel olmak.
- sınaşmakkelimef.Birbirini sınamak; boy ölçüşmek; karşılıklı kuvvet denemek; karşılaşma yapmak.
- sokuşmakkelimef.Birbiri içine girmek.
- solamakkelimef.Çin.Zincire vurmak; bağlamak; zincirlemek.
- sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
- suçulmakkelimef.Çekilmek.
- süngüşmekkelimef.Savaşta süngüleşmek; mızrakla savaşmak; vuruşmak; muharebe etmek.
- tamışmakkelimef.Damla haline gelmek; damlalaşmak; sızmak.
- tanglamakkelimef.Hayret etmek; taaccüp etmek; şaşmak; şaşırmak. acayip bulmak; tanlamak.
- taplamakkelimef.Sevmek.
- tegilmekkelimef.Kör olmak; körlenmek.
- tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
- tetrülmekkelimef.Çevrilmek; ters olmak; kötü olmak; kötüleşmek.
- tıdılmakkelimef.Kaçınmak; çekinmek; kendini alıkoymak; kendine engel olmak.
- tıkılmakkelimef.Tıkma eylemi yapılmak.
- tusulmakkelimef.Fayda vermek; yaramak; fayda etmek.
- tutmakkelimef.Tutmak; elinde bulundurmak; eliyle kavramak; kavrayarak eline almak; almak.
- tutunmakkelimef.(Düşmemek için) sıkıca yapışmak; elleriyle sıkıca kavramak.
- uçuzlamakkelimef.Değerden düşmek; ucuzlamak.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- üstelmekkelimef.Artmak; çoğalmak; artırılmak.
- üstemekkelimef.Eklemek; artırmak; çoğaltmak.
- yakılmakkelimef.Yakın gelmek; yaklaşmak.
- yarılmakkelimef.Yarmak eylemi yapılmak.
- yasamakkelimef.Moğ.Tayin etmek; karar vermek; yapmak; tanzim etmek; kurmak; hazırlamak.
- yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
- yaşmakkelimef.Sürünerek gizlenmek; sinmek; saklanmak; sürünmek; gizlemek.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- yayılmakkelimef.eT.Yaymak eylemi gerçekleştirilmek; dağıtılmak.
- yelmekkelimef.(Kişi için) koşmak; acele ile yürümek; telaşla koşturmak; hızla gitmek; tez koşmak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.
- yiltirmekkelimef.Esmek.
- yokadmakkelimef.Mahvetmek; yok etmek.
- yokatmakkelimef.Mahvetmek; yok etmek;
- yortmakkelimef.Dört nala koşturmak; tırıs gitmek.
- yöleşmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini desteklemek.
- yukmakkelimef.Bulaşmak; sıvanmak; sirayet etmek; yapışmak.
- yulunmakkelimef.Satın almak.
- yunmakkelimef.Yıkamak eylemi yapılmak; kendisine yıkamak eylemi uygulanmak; yıkanmak.