1. aceleleştirmekkelimef.Bir işin yapılmasını, bitirilmesini çabuklaştırmak; hızlandırmak; ivedileştirmek.
  2. acemileşmekkelimef.Usta ve tecrübeli bir kimsenin çeşitli sebeplerden gerektiği şekilde ustalığını, becerisini gösterememesi.
  3. Acemleşmekkelimef.İranlı gibi olmak; İranlıya benzemek; İranlı gibi davranmak.
  4. aceplemekkelimef.Şaşmak.
  5. acepleşmekkelimef.Şaşmak; garip karşılamak.
  6. açıgsamakkelimef.Canı ekşi istemek.
  7. acıkdurmakkelimef.Acıkmasına yol açmak.
  8. acıkılmakkelimef.Yemek ihtiyacı duyulmak.
  9. açıklamakkelimef.Açık duruma getirmek; ortaya koymak.
  10. açıklanmakkelimef.Açıklamak işi yapılmak. «Sınav sonuçları henüz açıklanmadı.»
  11. açıklaşmakkelimef.Bir nesnenin renginin koyuluğunun gitmesi; tonu biraz açılmak; rengi açık hâle gelmek; rengi açılmak.
  12. açıklaştırmakkelimef.Bir nesnenin renginin tonunun açık hâle gelmesini sağlamak; açmak.
  13. açıklatmakkelimef.Başkasına açıklama işini yaptırmak. «Öğretmen sınavda bana “Su Kasidesi”ni açıklattı.»
  14. açıklattırmakkelimef.Açıklamak işini birine, başka birisinin aracılığı ile yaptırmak.
  15. acıkmakkelimef.eT.Midenin boşalması ve kandaki şeker miktarının azalması sonucu besin alma, yeme ihtiyacı ortaya çıkmak; açlık duymak.
  16. açıkmakkelimef.Acıkmak.
  17. açıksımakkelimef.Acılaşmak; ekşimek.
  18. acıksınmakkelimef.Müteessir olmak, üzülmek.
  19. acıktırmakkelimef.Açlık duymasına sebep olmak.
  20. acılamakkelimef.İçine acı koymak; acılı hâle getirmek.
  21. acılamakkelimef.Hırpalayarak sevmek; hırpalamak.
  22. açılamakkelimef.Askerî hedeflerin topografik ölçüm açılarını tespit için yapılan keşif.
  23. acılanmakkelimef.Tadı acı hâle gelmek.
  24. acılaşmakkelimef.Acı bir tat kazanmak, tadı bozulmak.
  25. acılaştırmakkelimef.Acı hâle getirmek.
  26. açılmakkelimef.(Kapalı, katlı, örtülü, sarılı ve dolaşık durumda bulunan bir nesne için) açık duruma getirilmek; kapalı olma hâli kaldırılmak; açılmış olmak. .
  27. acımakkelimef.Bedeninin bir yerinde fiziksel bir etki veya mikrobik bir yaradan dolayı acı hissetmek. «Ameliyat yerim çok acıyor.»
  28. acımakkelimef.eT.Eziyet görmek; ıstırap çekmek; acı duymak.
  29. açımakkelimef.Acımak; ekşimek
  30. açımakkelimef.Acımak; merhamet etmek.
  31. açımlamakkelimef.En ince ayrıntısına kadar incelemek ve anlatmak.
  32. açımlanmakkelimef.Açım veya otopsi yapılmak.
  33. acımsamakkelimef.Acır gibi olmak; biraz acımak.
  34. acındırmakkelimef.Başkalarının kendisine acımasını sağlamak.
  35. açındırmakkelimef.Geliştirmek; inkişaf ettirmek.
  36. acınılmakkelimef.Bir kişiye veya canlıya başkaları tarafından acınmak: merhamet edilmek. (Bu fiil cümlede öznesiz olarak kullanılır.) «Onun bu durumuna acınılmaz mı?»
  37. açınılmakkelimef.Açılmak; toplanıp sıvanmak.
  38. acınmakkelimef.Keder ve üzüntü duyulmak.
  39. acınmakkelimef.Dert yanmak; başkasında merhamet uyandırmaya çalışmak; sızlanmak.
  40. acınmakkelimef.Birine acımak; merhamet duymak.
  41. açınmakkelimef.Temizlenmek; arılanmak; arınmak.
  42. açınmakkelimef.Tohumun çimlenme gelişmesini tamamlamak.
  43. açınmakkelimef.Bakmak; beslemek; yiyecek vermek.
  44. açınsamakkelimef.Bir yerin coğrafi özelliklerini belirlemek amacıyla yerinde ayrıntılı olarak araştırma ve inceleme yapmak; istikşaf etmek.
  45. açırgamakkelimef.Acımak; acınmak.
  46. açırganmakkelimef.Pişman olmak.
  47. acırmakkelimef.Acıktırmak.
  48. açışmakkelimef.Birlikte açmak; açmakta yardım ve yarış etmek.
  49. açışmakkelimef.Acılaşmak; ekşimek.
  50. acışmakkelimef.Ağrımak; sızlamak; için için acımak.