121 madde
- ahtarmakkelimef.Aktarmak; altını üstüne getirmek.
- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
- altamakkelimef.Aldatmak; kandırmak.
- angıtmakkelimef.Şaşırtmak.
- anıtmakkelimef.Devam etmek; gitmek.
- ardırmakkelimef.Yormak.
- arkamakkelimef.Aramak; yoklamak; arayıp taramak. [Yüknekî]
- arpalamakkelimef.Arpa vermek.
- artlamakkelimef.Birinin ensesine tokat vurmak; sille vurmak.
- aşamakkelimef.Yemek yemek; gıda almak .
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- aşlamakkelimef.Kap kenetlemek.
- avlamakkelimef.Bir şeyi çevrelemek; çevresini dolaşmak.
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- bakıtmakkelimef.Baktırmak.
- banmakkelimef.Bağlanmak.
- basıkmakkelimef.Bastırmak; içine sokmak; sokmak;
- bekitmekkelimef.Sağlamlaştırmak; pekitmek; katılaştırmak; tahkim etmek.
- berkitmekkelimef.Sağlamlaştırmak, (1935).
- bukmakkelimef.Bükmek; kıvırmak; .
- bürmekkelimef.Burmak; bükmek; kıvırmak; bir şeyi iki ucundan tutup ekseni çevresinde bükmek. [DTL]
- burunlamakkelimef.Burnu ile vurmak.
- burutmakkelimef.Buğulandırmak.
- çavmakkelimef.Ses taşımak; haber götürmek.
- çeşmekkelimef.Düğümü çözmek; gevşetmek; serbest bırakmak.
- çevürmekkelimef.Çevirmek; bir şeyi sol elin baş parmağı üzerinde çevirmek.
- dirmekkelimef.eT.Toplamak; dermek.
- duşgurmakkelimef.Karşılaştırmak; rast getirmek.
- editmekkelimef.Yapmak; etmek; kurmak.
- egirmekkelimef.Çevirmek; kuşatmak; sarmak; muhasara etmek.
- ertmekkelimef.Fazla olmak; aşmak; geçmek.
- esirkemekkelimef.Vicdan ve merhameti kendinde biriktirmek; esirgemek.
- eşmekkelimef.Germek; esnetmek; uzatmak.
- esmekkelimef.Uzatmak; germek.
- gılmakkelimef.Yapmak; yaratmak; vücuda getirmek.
- ılgamakkelimef.Atlarla hücum etmek.
- ıratmakkelimef.Uzaklaştırmak; uzağa götürmek.
- ırgatmakkelimef.Yerinden oynattırmak; kımıldattırmak; sallatmak. .
- ititmekkelimef.Keskinletmek; bilemek.
- iymekkelimef.Aşağı itmek.
- kargamakkelimef.İlenmek; lanet etmek; beddua etmek; lanetlemek.
- karmalamakkelimef.Yağma etmek; yağmalamak.
- kaşlamakkelimef.eT.Yüzüğün kaşına taş takmak.
- kaşuklamakkelimef.Kaşıklamak.
- keymekkelimef.bknz. kedmek
- köçürmekkelimef.Göçürmek; göç ettirmek. [Yüknekî]
- koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
- komakkelimef.Koymak; bırakmak; terk etmek.
- kömmekkelimef.Gömmek. [Yüknekî]