500+ madde
- bıkınkelimeis.Kalça.
- bıldırkelimeis.Geçen yıl.
- bilenkelimezf.İle; beraber; birlikte.
- bışmakkelimef.Olmak; pişmek.
- bişmekkelimef.Olmak; kemale gelmek; yetişmek.
- bitikelimeis.Çin.Gökten inen kitaplardan her biri.
- bitikkelimeis.Yazılmış şey.
- bögükelimesf.eT.Dirayetli; anlayışlı; bilge; hakîm.
- bökekelimeis.Moğ.Kahraman güçlü kimse; güçlü; cesur; yiğit savaşçı.
- bökmekkelimef.Eğilerek yere kapanmak.
- bölekkelimeis.Hediye.
- boluşmakkelimef.Birinden yana çıkmak.
- buçkelimeis.Son; uç; nihayet; .
- buğkelimeis.Buhar; buğu.
- bukmakkelimef.Bükmek; kıvırmak; .
- bukukkelimeis.Çiçek topluluğu; çiçek tomurcuğu.
- büküşmekkelimef.Bükmekte yardım etmek; birlikte bükmek
- bünkelimeis.Kusur; noksan; ayıp.
- bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
- bürkelimeis.Tomurcuk.
- bürçekelimeis.Pire.
- bürçekkelimeis.Perçem; kâkül; pürçek.
- bürmekkelimef.Burmak; bükmek; kıvırmak; bir şeyi iki ucundan tutup ekseni çevresinde bükmek. [DTL]
- bürükkelimeis.eT.Şalvar gibi şeylerin uçkurunda bulunan yuvarlak ip.
- burunlamakkelimef.Burnu ile vurmak.
- burutmakkelimef.Buğulandırmak.
- buskelimeis.Sis; duman; pus.
- busmakkelimef.Pusmak; pusu kurmak; pusuya yatmak; gizlenmek; saklanmak. [Yüknekî]
- butakkelimeis.Budak; dal.
- çabakkelimeis.Bir tatlı su balığı, (Abramis brama).
- çakkelimezf.Bir şeyin özü, aynısı; tam; işte; aynı; doğru olarak; tamamıyla.
- çakrakkelimesf.Kel; dazlak.
- çalkelimesf.Alaca; kır; kırçıl.
- çalınmakkelimef.(Söz için) kulağına gelmek.
- çankakelimeis.Bir tür tuzak.
- çapakkelimeis.Küçük bir balık, (Abramis brama).
- çapınmakkelimef.Yüzmek; suda çırpınmak.
- çarukkelimeis.Çarık.
- çatukelimeis.Çin’den gelen bir balık boynuzu.
- çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
- çavmakkelimef.Ses taşımak; haber götürmek.
- çeberkelimesf.Ar.Becerikli.
- çekikkelimeis.Siyah kayalıklarda yaşayan serçeye benzer alacalı bir kuş; tarla kuşu; toygar, (Alauda).
- çekükkelimeis.Çekiç.
- çekürgekelimeis.Çekirge.
- çengilemekkelimef.Dövüldükten sonra bağırıp çağırmak; kötü söyleyip bağırmak; çenilemek.
- çerkelimeis.Vücudun ağırlığını bildiren bir kelime; ağırlık; hantallık.
- çerlenmekkelimef.Hastalanmak; ağırlaşmak.
- çeşmekkelimef.Düğümü çözmek; gevşetmek; serbest bırakmak.
- çetükkelimeis.Kedi.