131 madde
- kişkelimesf.İçine ok konulan kılıf; sadak; ok kuburu.
- kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
- kıyankelimeis.Dağdan inen gür ve hızlı sel; azgın sel; kükremiş sel.
- kocakelimesf.Yaşlı; ihtiyar. [Yüknekî]
- köçürmekkelimef.Göçürmek; göç ettirmek. [Yüknekî]
- kölgekelimeis.Gölge.
- komakkelimef.Koymak; bırakmak; terk etmek.
- kömlekkelimeis.Gömlek.
- kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
- könglekkelimeis.Gömlek.
- köngülkelimeis.Gönül; kalp; yürek; duygular; vicdan. [Yüknekî]
- kongurkelimesf.Kestane rengi.
- konşukelimeis.Komşu.
- köpkelimesf.Çok; bol. [Yüknekî]
- kopuzkelimeis.Eski Türk baksı ozanlarının sagu ve destan okurken veya dinî ayinlerde çaldıkları telli Türk sazı.
- köşekkelimeis.Genç hayvan.
- kovlamakkelimef.Kovalamak.
- kuçaklamakkelimeis.Kucaklamak.
- kuçmakkelimef.Kucaklamak; kollarında sıkmak; bağrına basmak. [Yüknekî]
- kürkelimeis.Hile; desise; fesat; alda; al; kandırma; sahtekârlık.
- kurkelimeis.Kuşak; kemer toka.
- kurımakkelimef.Kurumak.
- kuşlamakkelimef.Kuş avlamak; kuş yakalamak.
- kutsuzkelimesf.İşleri ters giden adam; kötü; uğursuz; menhus; meşum.
- kuzıkelimeis.Kuzu.
- mangakelimezm.Teklik birinci kişi zamirinin yönelme durumu; bana. [AH]
- menkelimezm.Birinci teklik kişi zamiri; ben.
- menikelimezm.Teklik birinci kişi zamirinin yükleme durumu; beni.
- mizkelimeis.Biz.
- ogrıkelimeis.Hırsız; haydut; .
- ohşamakkelimef.El ile yüzünü veya arkasını sıvazlamak; sevmek.
- okçıkelimeis.Okçu.
- okımakkelimef.Ok üzerine çentik atarak haber göndermek; davet etmek; çağırmak; davet etmek.
- okınmakkelimef.Okunmak.
- okıtmakkelimef.Okutmak; çağırtmak.
- okramakkelimef.(Acıkmış veya susamış olan atlar için) yiyecek veya içecek gördüğünde mırıltı şeklinde ses çıkarmak; kişnemek; yem zamanında kişnemek; homurdanmak.
- olkelimezm.Üçüncü teklik şahıs zamiri; “o”.
- olurmakkelimef.Oturmak; oturmuş olmak.
- ongalmakkelimef.İyileşmek; düzelmek.
- ongarmakkelimef.Düzeltmek; onarmak; tamir etmek.
- ongmakkelimef.İşi iyi gitmek; gelişmek; büyümek; onmak.
- ordukelimeis.Hakanın oturduğu şehir; başkent; beylik merkezi.
- otakkelimeis.Oda.
- oyanmakkelimef.Uyanmak.
- oynaşkelimeis.Oynaşılan kimse.
- tegülkelimee.Değil.
- telükkelimeis.Delik; delinmiş.
- tengemekkelimef.Mukayese etmek; karşılaştırmak. [Yüknekî]
- tengizkelimeis.Deniz. [Yüknekî]
- uçmağkelimeis.Soğd.Cennet.