- açıtmakkelimef.Acıtmak; ağrıtmak.
- açmakkelimef.Acıkmak; aç olmak.
- agırlamakkelimef.Ağırlamak; saygı göstermek; saymak; ihtiram ve itibar etmek; ikram ve ihsanda bulunmak; ululamak; yüceltmek.
- agnamakkelimef.(Hayvan için) yatıp debelenmek ağnamak; yerde yuvarlanmak; kıvranmakarkası üstü yere sürünmek. .
- ahıtmakkelimef.Akıtmak.
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- belinglemekkelimef.Şaşkınlıkla karışık korku duymak; belinlemek; korkudan titremek; korku ile birden sıçramak; irkilmek; ürkmek.
- belingletmekkelimef.Korkutmak; ürkütmek.
- eksümekkelimef.Eksilmek; azalmak.
- içikmekkelimef.Girmek; dahil olmak; içeriye girmek.
- isilmekkelimef.Eksilmek; azalmak.
- kargamakkelimef.İlenmek; lanet etmek; beddua etmek; lanetlemek.
- karımakkelimef.Kocalmak; yaşlanmak; kocamak; ihtiyarlamak. [Yüknekî]
- karmakkelimef.(Kanalda veya arkta akan su için) önüne bir şey gerilerek birikmek, kabarmak; taşmak; büvenmek; durgun olmak.
- katurmakkelimef.Katılaştırmak; pekleştirmek.
- kengeşmekkelimef.Müzakere etmek; müşavere etmek; karşılıklı danışmak; danışmak; keneşmek.
- kiçürmekkelimef.bknz. keçürmek
- kovlamakkelimef.Kovalamak.
- kuçmakkelimef.Kucaklamak; kollarında sıkmak; bağrına basmak. [Yüknekî]
- kulunlamakkelimef.(Kısrak ve eşek için) doğurmak; tay vermek; yavru doğurmak; kulun meydana getirmek.
- kurımakkelimef.Kurumak.
- küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
- minmekkelimef.Binmek.
- ohşamakkelimef.Benzemek; andırmak.
- okımakkelimef.Ok üzerine çentik atarak haber göndermek; davet etmek; çağırmak; davet etmek.
- olurmakkelimef.Oturmak; oturmuş olmak.
- ongulmakkelimef.İyileşmek; düzelmek; iyi olmak; sağalmak.
- ötmekkelimef.Geçmek; arasından geçmek; bir şeyden geçerek ulaşmak; aşmak.
- sançışmakkelimef.Birbirine hançer, bıçak, süngü gibi şeyler saplamak; birbiri ile savaş yapmak; vuruşmak; süngüleşmek.
- şeşilmekkelimef.Çözülmek.
- singilemekkelimef.Feryat etmek; iniltili ses çıkarmak.
- sormakkelimef.Emmek; içine çekmek; suyunu vb. içmek.
- sorulmakkelimef.Emilmek; emilerek içilmek.
- sözlemekkelimef.Söylemek; açıklamak; telaffuz etmek; konuşmak.
- talamakkelimef.Yağma ve talan etmek; yok etmek.
- talaşmakkelimef.Dalaşmak; vuruşmak; kavga etmek; itiraz etmek; boğuşmak.
- tapşurmakkelimef.Tapşırmak; ulaştırmak; teslim etmek; tembih etmek.
- tartılmakkelimef.Çekilmek; asılınmak; gerilmek; sıyrılmak.
- tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.
- tirgürmekkelimef.Canlandırmak; ihya etmek; diriltmek; hayatta tutmak.
- tirilmekkelimef.Bir araya gelmek; toplanmak; derilmek.
- tökülmekkelimef.Dökülmek.
- turuşmakkelimef.Karşı karşıya gelmek; çarpışmak; savaşmak; karşı çıkmak; direnmek.
- üleşmekkelimef.(İki ve daha çok kişi için) bir şeyi aralarında bölüşmek; o şeye belirli oranda ortak olmak; pay etmek; paylaşmak.
- ürkitmekkelimef.Ürkütmek; korkutmak.
- ürmekkelimef.Kabartmak; üfleyerek şişirmek; üflemek.
- utuzmakkelimef.Oyunda yenilmek; bahiste kaybetmek; üttürmek; yenilmek.
- uyakmakkelimef.(Yıldızlar için) gurup etmek; batmak; ışığı kararmak.
- uyatmakkelimef.Utanmak; mahcup olmak.
- üzmekkelimef.Kırmak; çeke çeke koparmak; kesmek; parçalamak; delmek; bozmak; uzaklaştırmak; mahvetmek; yok etmek.