111 madde
- açmakkelimef.Acıkmak; aç olmak.
- agırlamakkelimef.Ağırlamak; saygı göstermek; saymak; ihtiram ve itibar etmek; ikram ve ihsanda bulunmak; ululamak; yüceltmek.
- agırlanmakkelimef.İkram edilmek; ağırlanmak; saygı gösterilmek; ululanmak; yüceltilmek.
- agnamakkelimef.(Hayvan için) yatıp debelenmek ağnamak; yerde yuvarlanmak; kıvranmakarkası üstü yere sürünmek. .
- agnatmakkelimef.Hayvanın debelenmesini sağlamak; debelendirmek.
- ahsamakkelimef.Aksamak topallamak.
- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- arturmakkelimef.Arttırmak; fazlalaştırmak; çoğaltmak; büyütmek. [Yüknekî]
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- avınmakkelimef.Alışmak; avunmak; teselli bulmak; .
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- bagdamakkelimef.Güreşte sarmaya almak; ayak yakalamak; çelme vurmak.
- beglemekkelimef.Bey saymak; bey olarak adlandırmak; beyliğe, emirliğe kabul etmek.
- beglenmekkelimef.(Kadın için) bey sahibi olmak; koca edinmek; evlenmek.
- bekitmekkelimef.Sağlamlaştırmak; pekitmek; katılaştırmak; tahkim etmek.
- belinglemekkelimef.Şaşkınlıkla karışık korku duymak; belinlemek; korkudan titremek; korku ile birden sıçramak; irkilmek; ürkmek.
- berkitmekkelimef.Sağlamlaştırmak, (1935).
- bügmekkelimef.Moğ.Eğmek; bükmek.
- çokmakkelimef.(Kuş için) süzülüp inmek; konmak; başına çökmek.
- eksümekkelimef.Eksilmek; azalmak.
- esilmekkelimef.Eksilmek; azalmak. [Yüknekî]
- içikmekkelimef.Girmek; dahil olmak; içeriye girmek.
- içişmekkelimef.Birlikte içmek; içmekte yardım ve yarış etmek.
- ıngramakkelimef.(Eşek için) anırmak.
- ıngranmakkelimef.Ağlamak; dertli olarak gizli gizli ağlamak, inlemek.
- ıngraşmakkelimef.İnleşmek; birlikte homurtulu sesler çıkarmak.
- ırgamakkelimef.Sallamak; ırgalamak; sarsmak; yerinden oynatmak; kımıldatmak.
- ırganmakkelimef.Hafif hafif sallanmak; kımıldanmak; kıpırdanmak; ırgalanmak.
- kakıtmakkelimef.Kızdırmak; canını sıkmak.
- kargamakkelimef.İlenmek; lanet etmek; beddua etmek; lanetlemek.
- karımakkelimef.Kocalmak; yaşlanmak; kocamak; ihtiyarlamak. [Yüknekî]
- karıtmakkelimef.Kocatmak; ihtiyarlatmak.
- karmakkelimef.(Kanalda veya arkta akan su için) önüne bir şey gerilerek birikmek, kabarmak; taşmak; büvenmek; durgun olmak.
- katurmakkelimef.Katılaştırmak; pekleştirmek.
- kaygurmakkelimef.Kayırmak; kaygılanmak; üzülmek; esef etmek.
- kengeşmekkelimef.Müzakere etmek; müşavere etmek; karşılıklı danışmak; danışmak; keneşmek.
- kirtinmekkelimef.İnanmak; iman etmek.
- kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
- koyunmakkelimef.Kendine su koymak; su dökünmek.
- kulunlamakkelimef.(Kısrak ve eşek için) doğurmak; tay vermek; yavru doğurmak; kulun meydana getirmek.
- kurımakkelimef.Kurumak.
- kuşlamakkelimef.Kuş avlamak; kuş yakalamak.
- küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
- ohşamakkelimef.Benzemek; andırmak.
- ohşatmakkelimef.Benzetmek.
- okımakkelimef.Ok üzerine çentik atarak haber göndermek; davet etmek; çağırmak; davet etmek.
- okıtmakkelimef.Okutmak; çağırtmak.
- okramakkelimef.(Acıkmış veya susamış olan atlar için) yiyecek veya içecek gördüğünde mırıltı şeklinde ses çıkarmak; kişnemek; yem zamanında kişnemek; homurdanmak.
- okraşmakkelimef.(Atlar için) yem zamanında birlikte kişnemek; kişneşmek.