276 madde
- kişnetmekkelimef.Kişnetmek.
- kıvurmakkelimef.Kıvırmak.
- kıyakelimesf.Yatay.
- kıymakelimesf.Çukur.
- kıynakkelimeis.Pençe; yırtıcı hayvan pençesi.
- kızagukelimeis.Kızak.
- kızgunkelimesf.Sıcak; yakıcı; kızgın.
- kızılçukkelimeis.Kızılcık ağacı.
- kocakelimesf.Yaşlı; ihtiyar. [Yüknekî]
- kocınmakkelimef.Gerilemek; kaçınmak; gocunmak.
- koçınmakkelimef.bknz. kocınmak
- kohukelimeis.eT.Koku.
- kolangkelimeis.Eyeri atın karnının altından bağlayan kayış.
- kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
- kongurkelimesf.Kestane rengi.
- konşukelimeis.Komşu.
- konuklıkkelimeis.Misafirlik.
- köprikelimeis.bknz. köprü
- köpüklendirmekkelimef.Köpüklendirmek.
- kopuzkelimeis.Eski Türk baksı ozanlarının sagu ve destan okurken veya dinî ayinlerde çaldıkları telli Türk sazı.
- korhınçkelimesf.Korkunç.
- korhmakkelimef.Korkmak.
- korhukelimeis.Korku.
- koşunkelimeis.Moğ.Yan yana gelmiş insan dizisi; saf.
- kovkelimeis.Bir kimseyi arkadan çekiştirme; yerme; kötüleme; dedikodu; gıybet.
- kovlamakkelimef.Kovalamak.
- koyılmakkelimef.bknz. kuyulmak
- kuçaklamakkelimeis.Kucaklamak.
- kuçmakkelimef.Kucaklamak; kollarında sıkmak; bağrına basmak. [Yüknekî]
- küçüçükkelimesf.Küçücük.
- külekkelimeis.Yağ, bal, yoğurt vb. şeyleri koymaya yarayan, tahtadan yapılmış kulplu kap; gerdel; tahta kova; tahta bakraç.
- külükkelimesf.Hızlı.
- kunçkelimeis.Konç.
- kurılmakkelimef.Kurulmak.
- kurımakkelimef.Kurumak.
- kurmakelimeis.Kuşak; işlemeli kemer.
- kurtılmakkelimef.Kurtulmak.
- kurumsıkelimeis.Bezin yanmasından oluşan isli kül; kül.
- kusdurmakkelimef.Kusturmak.
- kuşlamakkelimef.Kuş avlamak; kuş yakalamak.
- kutsuzkelimesf.İşleri ters giden adam; kötü; uğursuz; menhus; meşum.
- küvlemekkelimef.Feryat etmek; haykırmak; gürlemek.
- kuyulmakkelimef.Katılmak; karışmak.
- kuzıkelimeis.Kuzu.
- mangakelimezm.Teklik birinci kişi zamirinin yönelme durumu; bana. [AH]
- manglamakkelimef.Bağırmak; feryat etmek.
- mangrımakkelimef.(Hayvan için) bağırmak; melemek.
- mavlatmakkelimef.Miyavlatmak.
- megerkelimebağ.Far.Meğer; öte yandan.
- melikkelimeis.Benlik.