- alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
- balıgkelimeis.Balık.
- bertinmekkelimef.Berelenmek; yaralanmak; kendisini yaralamak.
- bışmakkelimef.Olmak; pişmek.
- bürkelimeis.Tomurcuk.
- çökütmekkelimef.Korkudan kaçırmak.
- erükkelimeis.Şeftali, kayısı, erik gibi meyvelerin genel adı.
- eymenmekkelimef.Utanmak; hicap duymak; çekinmek; sıkılmak.
- haçankelimezf.Ne zaman; ne vakit.
- irkekkelimeis.Erkek.
- kamuşkelimeis.bknz. Kamış
- kargamakkelimef.İlenmek; lanet etmek; beddua etmek; lanetlemek.
- karımakkelimef.Kocalmak; yaşlanmak; kocamak; ihtiyarlamak. [Yüknekî]
- karıpkelimesf.Ar.Garip.
- karmakkelimef.(Kanalda veya arkta akan su için) önüne bir şey gerilerek birikmek, kabarmak; taşmak; büvenmek; durgun olmak.
- kiyikkelimeis.bknz. keyik [Nevayi]
- köçkelimeis.Göç.
- koçmakkelimef.Kucaklamak; sarmak; sarılmak; .
- koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
- kömmekkelimef.Gömmek. [Yüknekî]
- kongrakkelimeis.Çan; zil; çıngırak.
- koykelimeis.Koyun.
- kozkelimeis.bknz. kor; köz
- kulunlamakkelimef.(Kısrak ve eşek için) doğurmak; tay vermek; yavru doğurmak; kulun meydana getirmek.
- kutkarmakkelimef.Selamete götürmek; kurtarmak.
- küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
- küymekkelimef.Yanmak.
- minmekkelimef.Binmek.
- ohşamakkelimef.Benzemek; andırmak.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- olturmakkelimef.Oturmak.
- ongkelimeis.Sağ; sağ taraf.
- ongaltmakkelimef.Düzeltmek.
- otlamakkelimef.Tedavi etmek; bakmak; ilaçlamak.
- ötlemekkelimef.Nasihat etmek; öğüt vermek; iyiliğe teşvik etmek.
- ötürükkelimeis.Bağırsak bozukluğu; ishal; sürgün.
- öykelimeis.Ev.
- pütünkelimesf.Bütün.
- salmalıkkelimeis.Otlak; çayır; mera.
- sasımakkelimef.eT.Çürüme dolayısıyla kokmak; çürümek; kokuşmak; tefessüh etmek; fenalaşmak.
- sormakkelimef.Emmek; içine çekmek; suyunu vb. içmek.
- südükkelimeis.İdrar; sidik.
- suvamakkelimef.Sıvamak.
- tajkelimeis.Far.Taç.
- talaşmakkelimef.Dalaşmak; vuruşmak; kavga etmek; itiraz etmek; boğuşmak.
- tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
- tarkelimeis.Sansk.Kelek; (ırmak için) sal.
- tazkelimesf.Kel; daz; saçsız; (hayvan için) boynuzsuz.
- tebreşmekkelimef.Depreşmek; kımıldaşmak; titreşmek.
- tegirmikelimezf.Etrafında; çevirerek.