- badikkelimeis.Erme.Ördek yavrusu.
- bağırtlakkelimesf.Geveze; yaygaracı; çok bağıran; gürültücü.
- bekilemekkelimef.eT.(Kapı, pencere vb. için) sürgülemek.
- cıngılkelimeis.Asma kütüğünden üzüm salkımları elle eklem yerinden koparıldıktan sonra o eklem yerine bitişik küçük bir sap üzerinde kalan birkaç taneli üzüm…
- cıngıllıkelimesf.Süslü.
- cırıkkelimeis.Serçeye benzer bir kuş.
- cırtcırtkelimesf.Cıvık; gevşek.
- cidavkelimeis.Moğ.At ve eşeklerde görülen derin yara; çıban.
- citikelimesf.Çağ.Sivri ve keskin.
- çengekelimeis.Köşe; çıkıntı.
- çıkıkelimeis.eT.Çıkın; küçük bohça; .
- çırıkkelimesf.Yırtık; yarık.
- çorallıkelimesf.(Ağaç için) dallı budaklı.
- çöğelmekkelimeOtururken bir şeye dikkatlice bakmak için doğrulmak; kafasını kaldırıp bakmak.
- çömçükelimeis.Çağ.Toprak su kabı.
- çöpürlenmekkelimef.Kirlenmek.
- çüngüşkelimeis.Çobanaldatan.
- dalapkelimeis.Ar.İstek.
- dalbacakkelimesf.Çıplak bacaklı.
- daşşaklıkelimesf.İğdiş edilmemiş hayvan.
- dengeltmekkelimef.Düzeltmek.
- diftiklenmekkelimef.(Kumaş için) tarazlanmak.
- dümbürdetmekkelimef.Tef, dümbelek gibi içi boş şeyleri çalmak.
- eğefkelimeeT.Saban okunu boyunduruğa bağlayan ağaçtan bükülmüş araç.
- enikkelimeis.eT.Kedi köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu; et yiyen hayvanların yavrusu; encik. [Burhan-ı Katı’]
- eniklikelimesf.(Kedi, köpek vb. için) eniği olan; yavrulu.
- esneksizkelimesf.Ağzı bozuk; küfürbaz.
- gatıklıkelimeis.İçine yağlı peynir karışmış çökelek.
- gidergelmezkelimeis.Duman.
- göynükkelimesf.eT.Yanık; az yanmış; kızarmış.
- gulpkelimeis.Ar.Sap; kulp.
- gurtlanmakkelimef.Kurtlanmak.
- harınkelimesf.Ar.(Hayvan için) bir şeyden huylanıp yürümeyen, geri geri giden.
- harınlamakkelimef.(Hayvan için) huylanıp yürümemek.
- havkırmakkelimef.(Köpek için) havlamak.
- honlukkelimeis.Bahçelere su almak için bahçe duvarının dibinden açılan delik.
- hozankelimeis.Erme.Birkaç yıl ekilmeyerek toprağı güçlendirilmiş tarla.
- hupiyakelimeis.Mısır koçanını örten yeşil yapraklar.
- ıhmakkelimef.(Deve için) çökmek.
- ılkımakkelimef.Süt sağmak.
- ıngıldamakkelimef.(Diş, ağaç vb. köklü şeylerle bir yere çakılmış bulunan sabit parçalar için) kökünden, bağından sallanmak; oynamak; gevşemek.
- ırıpkelimeis.Yun.İnce delikli büyük balık ağı.
- imballamakkelimef.Öküz, eşek vb. hayvanı üvendire ile dürtmek.
- ingillikelimesf.İngili bulunan.
- kaykılmakkelimef.(Duvar, direk vb. için) düşey durumdan çıkarak yana veya geriye doğru meyillenmek, eğilmek.
- kaypakkelimesf.Kaygan; kayağan.
- keleşkelimesf.Saçı dökülmüş; kelleşmiş; tüysüz; kel.
- kişelemekkelimef.Kümes hayvanlarını sesli olarak kovalamak.
- konurkelimeis.Kimseyi beğenmeyen; kendini beğenmiş; gururlu; kibirli.
- kubarmakkelimef.(Hindi, horoz vb. için) tüylerini kabartmak.