1. kulunlamakkelimef.(Kısrak ve eşek için) doğurmak; tay vermek; yavru doğurmak; kulun meydana getirmek.
  2. kuzkelimeBir dağın kuzey yamaçları; güneş görmeyen soğuk yer; gölgeli ve serin yer; kuzey.
  3. küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
  4. küymekkelimef.Yanmak.
  5. mahkelimeünl.“Al, işte!” anlamında kullanılır.
  6. mekelimeünl.bknz. ma
  7. mehkelimeünl.bknz. ma
  8. ohşamakkelimef.Benzemek; andırmak.
  9. ohşatmakkelimef.Benzetmek.
  10. okkelimeis.Paylar ve toprak hisseleri üzerine üleşmek için atılan ok, çekilen kura; mirasta düşen pay.
  11. okramakkelimef.(Acıkmış veya susamış olan atlar için) yiyecek veya içecek gördüğünde mırıltı şeklinde ses çıkarmak; kişnemek; yem zamanında kişnemek; homurdanmak.
  12. olturmakkelimef.Oturmak.
  13. ongkelimeis.Sağ; sağ taraf.
  14. ökkelimeis.Akıl ve anlayış.
  15. ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
  16. örkkelimeis.Hayvanı bağlamakta kullanılan ip; yular.
  17. örükkelimeis.Örülmüş olan her nesne.
  18. övütkelimeis.Öğüt; nasihat.
  19. öyükkelimeis.Tepe gibi yüksek yer.
  20. pusarmakkelimef.(Hava için) bulutlu, sisli ve puslu duruma gelmek; puslanmak; sislenmek.
  21. salmalıkkelimeis.Otlak; çayır; mera.
  22. saplamakkelimef.Sap yapmak; sap takmak.
  23. sarlanmakkelimef.Sarınmak; sarılmak; bürünmek.
  24. sasımakkelimef.eT.Çürüme dolayısıyla kokmak; çürümek; kokuşmak; tefessüh etmek; fenalaşmak.
  25. segirtmekkelimef.Seğirtmek; koşturmak.
  26. semüzkelimesf.Semiz; besili; şişman.
  27. sengeçkelimeis.Fındık büyüklüğünde akı ve kırmızısı olan küçük tatlı bir tür elma.
  28. sındukelimeis.Makas.
  29. sormakkelimef.Emmek; içine çekmek; suyunu vb. içmek.
  30. süzmekelimesf.Süzmek eylemi sonucunda ortaya çıkan.
  31. tammakkelimef.Damlamak.
  32. tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
  33. tarkelimeis.Sansk.Kelek; (ırmak için) sal.
  34. tazkelimesf.Kel; daz; saçsız; (hayvan için) boynuzsuz.
  35. tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.
  36. tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
  37. teminkelimezf.Soğd.Demin; az önce; biraz evvel.
  38. teprenmekkelimef.Yerinden oynamak; kımıldanmak.
  39. tepreşmekkelimef.Yerinden oynamak; kımıldamak.
  40. terikelimeis.Deri.
  41. tikenkelimeis.Diken.
  42. tikmekkelimef.Bir şeyi delmek; dürtmek; sokmak.
  43. tilekkelimeis.Dilek; arzu.
  44. tirekkelimeis.Direk.
  45. tiremekkelimef.Bir şeyi düşmesin diye desteklemek; payanda vurmak; dayak dikmek; direk dikmek; diremek.
  46. tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
  47. torumkelimeis.Dorum; deve yavrusu.
  48. törkelimeis.Evin veya odanın en iyi yeri; sedir; baş köşe; şeref yeri; en iyi yer; ön; şeref makamı.
  49. tuçkelimeis.Tunç.
  50. tulkelimesf.Dul.