- ancakelimezf.eT.En çok.
- arengkelimeis.Far.Dirsek.
- ayrıcakelimezf.Başkalarından bağımsız olarak; ayrı olarak.
- belkikelimee.Ar.Olabilir ki.
- dakıkelimee.Dahi; de.
- derkenkelimezf.Tam o anda, o sırada; söz edildiği anda.
- diyekelimezf.İki cümleyi sebep bildirerek birbirine bağlar. “Annem gelecek diye yollara düştü.”
- eğerkelimee.Far.Şart ifadesini kuvvetlendirmek için cümle başına getirilen edat; şayet; ister.
- gerekkelimeis.eT.Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey; lazım.
- hakelimeünl.İstek uyandırmak, birini bir işe yüreklendirmek, gayrete getirmek için kullanılır; haydi; haydi bakalım! . Ha gayret!
- haçankelimezf.Ne zaman; ne vakit.
- haliylekelimezf.Ar.Normal olarak; doğal olarak; ister istemez.
- hoşkelimesf.Far.Duyguları okşayan; zevk veren; beğenilen.
- ilekelimeBir kimseye eşlik etmeyi (birliktelik; işteşlik) bildirir.
- isterkelimeis.Bir şeyin olabilmesinin, bir işin yapılabilmesinin gerekli ve bağlı olduğu şey; gerek; icap.
- kazarakelimezf.Ar.Bir kaza sonucu; bilmeden; irade dışı olarak yapılan; yanlışlıkla; kazaen.
- mukabilkelimesf.Ar.Bir şeye karşılık olarak yapılan; karşı.
- nükelimezf.Ne?
- udukelimeis.Art; arka.
- üşkelimee.İşte; şimdi.
- yalnızkelimesf.Tek.
- yanakelimezf.Geri dönme bildirir.
- yenekelimezf.Geri dönme bildirir.
- yinekelimezf.Geri dönme bildirir.
- yokkelimeis.Değil.
- zıllakelimezf.Hiç.