1. dinglemekkelimef.eT.Dinlemek; kulak vermek
  2. dinlemekkelimef.eT.İşitmek amacıyla kulak vermek.
  3. dinmekkelimef.eT.(Ağrı, sızı vb. duyu; üzüntü, sevinç vb. duygular için) sona ermek; bitmek; durmak.
  4. direlmekkelimef.eT.Desteklenmek; dimdik ayakta tutulmak.
  5. diremekkelimef.eT.Bir şeyin ağırlığına dayanmak; çekmek.
  6. direnmekkelimef.eT.(Düşünce veya istek için) karşı koymak; reddetmek.
  7. direşmekkelimef.eT.Bir işi sonuna kadar götürmek için uğraşmak; sebat etmek; dayanmak.
  8. dirilmekkelimef.eT.Toplanmak; derilmek.
  9. dirmekkelimef.eT.Toplamak; dermek.
  10. dişemekkelimef.eT.Değirmen taşına diş açmak.
  11. dişlemekkelimef.eT.Bir şeyi dişleri ile ısırarak koparmak veya diş izleri belli olacak şekilde ısırmak.
  12. dişletmekkelimef.eT.Testere gibi aletlere diş açtırmak.
  13. dişürmekkelimef.eT.Dermek; toplamak.
  14. ditmekkelimef.eT.Yün, pamuk gibi elyaflı şeyleri lif lif ayırmak, taramak; kabartmak.
  15. ditremekkelimef.eT.Titremek.
  16. ditreşmekkelimef.eT.Titreşmek.
  17. divrinmekkelimef.eT.Araştırmak; aramak.
  18. dizilmekkelimef.eT.Dizili duruma getirilmek.
  19. dizlemekkelimef.eT.Diziyle bastırmak; diziyle ezmek.
  20. dizmekkelimef.eT.Yan yana veya üst üste sıralamak.
  21. doğmakkelimef.eT.Dünyaya gelmek.
  22. doğramakkelimef.eT.Keserek parçalara ayırmak; parçalamak.
  23. doğrulmakkelimef.eT.(Eğik bir şey için) düz duruma gelmek; düzelmek.
  24. doğrutmakkelimef.eT.Eğriliğini gidermek; doğrultmak.
  25. doğurmakkelimef.eT.Yavru dünyaya getirmek; doğum yapmak.
  26. dokanmakkelimef.eT.Dokunmak.
  27. dokaşmakkelimef.eT.Dokunmak; ellemek.
  28. dokunmakkelimef.eT.Bir şeye, bir kimseye eliyle veya vücudunun herhangi bir yeriyle değmek; temas etmek; hafifçe sürünmek.
  29. dokurmakkelimef.eT.Ağaçtaki meyveleri toplamak için sırıkla vurarak düşürmek.
  30. dokuşmakkelimef.eT.Çarpışmak; müsademe etmek.
  31. dolamakkelimef.eT.Tel, şerit, iplik gibi nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak.
  32. dolanmakkelimef.eT.Bir şeyin çevresinde dönmek suretiyle sarılmak.
  33. dolanmakkelimef.eT.Dolama eylemi yapılmak.
  34. dolaşmakkelimef.eT.Gezmek; gezinmek.
  35. doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
  36. dolmakkelimef.eT.Dolu hâle gelmek.
  37. dolturmakkelimef.eT.Doldurmak.
  38. dolulamakkelimef.eT.Doldurmak.
  39. dolunmakkelimef.eT.(Ay için) dolunay olmak; bedir hâline gelmek.
  40. domalmakkelimef.eT.Bir yanı tümsek bir biçimde çıkmak.
  41. donamakkelimef.eT.Süslemek, donatmak; tezyin etmek.
  42. donanmakkelimef.eT.Kendi kendini giydirmek; giyinmek; süslenmek.
  43. donatmakkelimef.eT.Birinin giyim ve kuşamı için gerekli olan şeyleri sağlamak; giydirmek.
  44. doncukmakkelimef.eT.Utanmak.
  45. dondurmakkelimef.eT.Bir şeyin donmasını sağlamak.
  46. donmakkelimef.eT.Soğuğun etkisi ile katılaşmak; buza dönüşmek
  47. doşamakkelimef.eT.Kösteklemek; duşaklamak.
  48. doymakkelimef.eT.Açlığını gidermek; tok duruma gelmek.
  49. doymakkelimef.eT.(Hararet için) tahammül etmek; dayanmak; katlanmak.
  50. döğmekkelimef.eT.Ezmek.