500+ madde
- belgekelimeis.eT.Bir gerçeği aydınlatmak veya bir hak iddia etmek için kullanılabilecek yazılı bilgi, fotoğraf, resim vb. şeyler; vesika; doküman, (1935).
- belgikelimeis.eT.Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik; alamet; nişan; damga; alamet-i farika; .
- belikkelimeis.eT.Fitil; kandil fitili.
- benkelimeis.eT.Leke; benek.
- benkelimeis.eT.Kuşun yavrularına taşıdığı yem.
- benzemekelimeis.eT.Benzemek işi.
- berekelimeis.eT.Yırtılma sonucu damarlardan çıkan kanın dokular içinde birikmesi ile meydana gelen ağrılı hal.
- berikelimeis.eT.Konuşana göre önündeki uzaklıklardan kendisine en yakın olanı; .
- berklikkelimeis.eT.Sağlamlık.
- beşkelimeis.eT.Dörtten sonra, altıdan önce gelen sayının adı.
- betkelimeis.eT.Yüz; çehre.
- beykelimeis.eT.Erkek.
- beydilikelimeis.eT.Büyük sözü; büyük sözü gibi değerli ve aziz.
- beynikelimeis.eT.Beyin.
- bezkelimeis.eT.İçinden geçen kandan veya kendi öz suyundan bazı maddeleri ayrıştırarak özel salgılar çıkaran organ; gudde, iç salgı bezi.
- bıcıkkelimeis.eT.Dörtte bir parça; dilim.
- bıcıkkelimeis.eT.Dişi kedinin üreme organı.
- bıcılgankelimeis.eT.Atların ve sığırların tırnak kökünde meydana gelen sulu yara.
- bıçakkelimeis.eT.Tutacak bir sapı olan, genellikle kesme işinde kullanılan el aracı.
- bıçkıkelimeis.eT.Ağaç kesmek veya tahta biçmekte kullanılan ağzı dişli büyük testere.
- bıdakkelimeis.eT.Budak.
- bıkanakkelimeis.eT.Ayak, bilek ve diz eklemi.
- bıtdıhkelimeis.eT.bknz. bıttık
- bıtıkkelimeis.eT.bknz. bıttık
- bıttıkkelimeis.eT.Dişilik organı.
- bıttışkelimeis.eT.bknz. bıttık
- bıyıkkelimeis.eT.Üst dudak üzerinde çıkan kıllar.
- bikelimeis.eT.Orta Asya Türklerinde amir, vezir gibi büyük memurlara verilen unvan.
- bicekkelimeis.eT.Çuval, yatak, yorgan vb.nin köşesi.
- biçekkelimeis.eT.Bıçak.
- bikekelimeis.eT.Kadın; hanım; bayan.
- bileğikelimeis.eT.Kesici, yarıcı, yontucu aletleri keskin hale getirmek için kullanılan araç.
- bilekkelimeis.eT.El ile kolun, bacak ile ayağın birleştiği eklem boğumu.
- biletmekelimeis.eT.Biletmek işi.
- bilgekelimeis.eT.Bilgi sahibi, iyi ahlaklı, örnek alınacak olgunluğa ulaşmış kişi; hakîm; akıllı; dirayetli; fetanetli; muktedir; mütebahhir. (1935).
- bilikelimeis.eT.Bilgi; ilim; irfan; idrak; malumat.
- bilikkelimeis.eT.Akıl; us; anlayış; kavrayış; bilgi.
- bilükelimeis.eT.Bilgi; ilim; irfan; idrak; malumat.
- birkelimeis.eT.Sayma sayılarının ilki. [Yüknekî]
- birçekkelimeis.eT.Saç; kâkül; zülüf.
- bireykelimeis.eT.Bir bütün içinde bir birim oluşturan varlıklardan her biri; fert, (1935).
- bişekkelimeis.eT.Yayık döveci; yayık kolu.
- bitkelimeis.eT.İnsanların kıllı yerlerinde ve memelilerin kılları arasında kan emerek yaşayan yarım kanatlılar alt takımından asalak böcek; kehle, (Pediculus).
- bitemikelimeis.eT.Arşın değerinde uzunluk ölçüsü birimi.
- boduçkelimeis.eT.Ağaç veya topraktan yapılmış kısa boylu, ağzı içine el girebilecek genişlikte küçük küp; bodurcuk.
- bodukkelimeis.eT.Deve yavrusu.
- boğkelimeis.eT.Sofra bezi.
- boğkelimeis.eT.Çöplük; gübre.
- boğanakkelimeis.eT.Fırtına sırasında görülen hortum; kasırga.
- boğçakelimeis.eT.Bohça.