386 madde
- alaşakelimeis.Moğ.İyi eğitilmemiş binek hayvanı.
- ağakelimeis.Moğ.Toplum ve aile içinde kendisine saygı duyulan erkek.
- kuburkelimeis.Moğ.Tuvalet deliği; bu delikten lağıma inen boru.
- azmankelimesf.Moğ.Alışılmışın üstünde büyüyüp gelişen; iri yarı.
- tasmakelimeis.Moğ.Dilinmiş kayış; bel kemeri; kayış.
- cergekelimeis.Moğ.Bir yerde bulunan insan kümesi.
- kaburgakelimeis.Moğ.Göğüs kafesini meydana getiren yassı ve uzun kemiklerin her biri; eğe.
- çölkelimeis.Moğ.Kumluk, susuz ve geniş arazi; sahra; step.
- omurgakelimeis.Moğ.Başı omuz kemeriyle kollara ve kalça kemiğiyle bacaklara bağlayan, omurlardan meydana gelmiş gövde ekseni iskeleti; bel kemiği.
- oymakkelimeis.Moğ.Ulusun ayrıldığı bölümlerden her biri; büyük kavim birlikleri; cemaat; aşiret.
- kadamakkelimef.Moğ.Kaba kaba dikmek; teyellemek.
- cazgırkelimeis.Moğ.Bağıran.
- koşunkelimeis.Moğ.Yan yana gelmiş insan dizisi; saf.
- kurumkelimeis.Moğ.Kuruluş; yapılış; şekil; biçim; yapı.
- şölenkelimeis.Moğ.Eski Türklerde, göksel tanrılar şerefine düzenlenen ziyafet. (Gök kararır ve yağmur yağarsa tanrılar bu ziyafete gelmiş sayılıyordu. )
- barımakkelimef.Moğ.İnşa etmek; yapmak.
- asarmakkelimef.Moğ.Korumak; esirgemek; sakınmak.
- carkelimeis.Moğ.Yüksek ses; bağırma; nidâ.
- cerankelimeis.Moğ.Ceylan; .
- dalkelimeis.Moğ.İnsan ve hayvanlarda iki kürek kemiği arası; sırt.
- doptulmakkelimef.Moğ.Çiğnemek; ayaklar altında ezmek.
- duldakelimeis.Moğ.Dik bir yamaçta yukarıdan sarkan kayalar tarafından korunan küçük bir mağara ağzını andırır korunaklı yer.
- mangırkelimeis.Moğ.Bakır para.
- sunakelimeis.Moğ.Erkek ördek.
- ülkekelimeis.Moğ.Bir ulusun barındığı ve sahip olduğu devletin topraklarının tümü; yurt; memleket; diyar.
- karakolkelimeis.Moğ.Gece bekçisi.
- yasamakkelimef.Moğ.Tayin etmek; karar vermek; yapmak; tanzim etmek; kurmak; hazırlamak.
- yasavulkelimeis.Moğ.Eskiden yolların güvenliğini sağlayan görevlilere verilen ad.
- bavkelimeis.Moğ.Ahır.
- bökekelimeis.Moğ.Kahraman güçlü kimse; güçlü; cesur; yiğit savaşçı.
- akakelimeis.Moğ.Büyük kardeş; ağabey.
- aralkelimeis.Moğ.Sık çalılık.
- arankelimeis.Moğ.Ahır; tavla.
- cebekelimeis.Moğ.Halka ve zincirden örme zırh; cevşen.
- cephanekelimeis.Moğ.Ateşli silahların kullanılabilmesi için gerekli olan mermi, barut hakkı, füze, kapsül gibi malzemelerin bütünü.
- cidavkelimeis.Moğ.At ve eşeklerde görülen derin yara; çıban.
- cimcikkelimeis.Moğ.Çimdik.
- darugakelimeis.Moğ.Yerel yönetici; vali.
- dümükkelimeis.Moğ.İş güç; meşgale.
- ergenekelimeis.Moğ.Dağ kemeri.
- gadamakelimeis.Moğ.Fırın süpürmekte kullanılan sırık ucundaki bez parçası.
- hankelimeis.Moğ.Türklerin en büyük başbuğu; han; kral; hükümdar.
- maralkelimeis.Moğ.Dişi geyik; sığın.
- meralkelimeis.Moğ.Dişi geyik; sığın; maral.
- nökerkelimeis.Moğ.Maiyet.
- şılgakelimeis.Moğ.Çalı; funda.
- sokurkelimesf.Moğ.Gözünün biri kör olan; tek gözlü.
- karmanmakkelimef.Moğ.Çevresine bakınmak; aranmak.
- -salekyap. e.Moğ.İsimlerden sıfat yapan bir ek. İlgili olma, bağlı olma, ait olma kavramlarını katarak sıfatlar türetir
- saltkelimezf.Moğ.Yalnızca; tek; sadece; sırf.