500+ madde
- irmekkelimef.Yalnızlık duymak; üzülmek.
- irselkelimesf.Dönek; kalleş; kararsız; sebatsız; vefasız.
- irtemekkelimef.Aramak; araştırmak.
- irteşmekkelimef.Araştırmak.
- irükkelimeis.Duvara benzeyen yerlerdeki gedik.
- irüklükkelimeis.Çöküş; yıkılma.
- isigkelimeis.Isı; sıcaklık; hararet.
- isimekkelimef.Isınmak; sıcak olmak.
- isinmekkelimef.Isınmak; sıcaklık duymak.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- isizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- isizlikkelimeis.Kötülük; fenalık; haşarılık; şer.
- ismekkelimef.İnmek; azalmak; hafiflemek.
- işkelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
- işkelimeis.Eş; arkadaş; dost; ahbap; müttefik.
- işenmekkelimef.İnanmak; güvenmek; mutmain olmak.
- işikelimeis.Kadın; hanım; zevce; eş; hatun.
- işikkelimeis.Eşik; kapı.
- işimsinmekkelimef.Eş saymak; arkadaş gibi hareket etmek.
- işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- işletmekkelimef.İşlemesini sağlamak; çalıştırmak; faal tutmak; kullanmak.
- işlikkelimeis.Arkadaşlık; eşlik.
- itkelimeis.eT.Köpek.
- itgüçikelimesf.Yapan; eden; inşa eden; yaratan.
- itigkelimeis.Eylem; fiil; teşebbüs; edim.
- itilmekkelimef.Yapılmak; donatılmak; süslenmek.
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- itmekkelimef.Düzene sokmak; düzenlemek; tanzim etmek; hazırlamak.
- ivekkelimesf.Aceleci.
- iveklikkelimeis.Acele davranma; acelecilik.
- ivinmekkelimef.Acele etmek.
- ivitmekkelimef.Acele etmek.
- ivmekkelimef.Çabuk davranmak; acele etmek; derhal yapmak.
- izkelimeis.eT.Yerde ve deride uzunlamasına olan çizik.
- izlemekkelimef.Zaman ve mesafe olarak birinden sonra gelmek; ardından gelmek; takip etmek.
- kaçmakkelimef.Bulunması gereken bir yerden zor kullanarak veya hileyle ayrılmak; firar etmek.
- kadaşkelimeis.Çin.Yakın; akraba; hısım.
- kadınkelimeis.Kayın; dünür; hısım; evlilik akrabası; kayın.
- kadırmakkelimef.Bükmek; eğmek.
- kadıtmakkelimef.İnat etmek; dik başlı olmak; kimseye boyun eğmemek; dikilmek.
- kaftanlıkkelimeis.Kaftanlık kumaş; elbiselik.
- kagılkelimeis.Yaş söğüt dalı.
- kagunkelimeis.Kavun.
- kahşatmakkelimef.Parçalamak.
- kakkelimeis.Kaz.
- kakılamakkelimef.Bağırmak.
- kakırmakkelimef.Boğazını aksırarak temizlemek; balgam çıkarmak.
- kalkelimesf.Sagay.Deli; çılgın; kudurmuş; kaçık; divane.
- kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.