1. topkelimezf.Bütün; bütünüyle; büsbütün; toptan; tamamen; hep; top yekûn.
  2. topulmakkelimef.Yarılarak delinmek; yırtılmak.
  3. töşkelimeis.Göğüs; döş; göğsün başı; göğsün üst tarafı.
  4. tözkerinçsizkelimesf.Aslına erişilemeyen; anlaşılamayan; pek derin; temelli olmayan; temelleştirilmeyen; bilinemez; temelsiz.
  5. tözkermekkelimef.Bir şeyin aslına ermek; künhüne vakıf olmak.
  6. tudrugkelimeis.Teslim etme; tutturma.
  7. tudurmakkelimef.Tutturmak; eline vermek.
  8. tujıkkelimeis.Sansk.Göklerin en üst tabakası.
  9. tükesigçekelimezf.Sonuna kadar; tamamınca.
  10. tükünkelimezf.Bütün; her türlü.
  11. tültemekkelimef.Rahat ve iç açıcı hâle getirmek.
  12. tülükkelimeis.Güç; kuvvet.
  13. tumakkelimef.Kaplamak.
  14. tümekkelimeis.Süs.
  15. tümkekelimesf.Cahil; bilgisiz.
  16. tunçukelimeis.Tıkanma; kapanma.
  17. tüpkermekkelimef.Dibine erişmek.
  18. tüpükmekkelimef.Dibine ermek.
  19. türmekkelimef.Dürmek; katlamak; bükmek.
  20. turugkelimesf.Temiz; duru; açık; şeffaf; beyaz; saf; berrak.
  21. tuşmakkelimef.Rast gelmek; rastlamak karşılaşmak.
  22. tüşmekkelimef.Bir şey üzerinde devam etmek. “yolga tüşmek”
  23. tusukmakkelimef.İyi gelmek; yararı olmak; yaraşmak.
  24. tusulmakkelimef.Fayda vermek; yaramak; fayda etmek.
  25. tuşuşmakkelimef.Karşılaşmak; kavuşmak; rast gelmek. Buluşmak.
  26. tutguruglıkelimesf.Kurucu bilgi; yaratıcı düşünce.
  27. tutuglıkelimesf.Zapteden; tutan.
  28. tutuzmakkelimef.Salık vermek; tavsiye etmek; nasihat etmek.
  29. tutyaklanmakkelimef.Tutunmak.
  30. tuymakkelimef.Duymak; sezmek.
  31. tüzünkelimesf.Doğru; dürüst; adil.
  32. uçuzkelimesf.Kolay; basit.
  33. Ugankelimeis.(Allah’ın sıfatlarından) her şeye gücü yeten; Tanrı; Allah.
  34. ugankelimesf.Bir şeyi yapmaya gücü yeten; güç sahibi; muktedir.
  35. ujikkelimeis.Çin.Harf.
  36. ukıtmakkelimef.Anlatmak; izah etmek.
  37. ukmakkelimef.Anlamak; öğrenmek; idrak etmek; kavramak.
  38. ukşamakkelimef.Benzemek.
  39. ukşatınçsızkelimesf.Benzeri olmayan.
  40. ukşatmakkelimef.Benzetmek.
  41. ulkelimeis.Toprak; dip; zemin.
  42. ülgükelimeis.Hisse; kısım; parça; pay.
  43. ülgülençsizkelimesf.Ölçülemeyecek kadar büyük, ölçüsüz; hadsiz; ölçülemez; ölçülemeyen.
  44. ülgüsüzkelimeNasipsiz; kısmetsiz.
  45. ulıgkelimeis.İnleme; sızlanma; uluma.
  46. ulımakkelimef.(Kurt için) ulumak.
  47. ulyakkelimeis.Temel.
  48. umakkelimef.Muktedir olmak; kudreti olmak; gücü yetmek.
  49. umugkelimeis.Umut; ümit; umu.
  50. upasançkelimeis.Soğd.Burkancılığı kabul etmiş ancak rahipler tarikatına ulaşmamış kadın; salihat-ı nisvandan bir kişi.