- acizkelimeis.Ar.Güçsüzlük, yetersizlik; iktidarsızlık;
- amortismankelimeis.Fr.Yıpranma, eskime, modası geçme gibi sebeplerle bir ticarî ve sınaî malın değer kaybetmesi.
- blokajkelimeis.Fr.Belirli bir noktada tutma; dondurma; tutmak.
- bonokelimeis.İt.Belirli bir süre sonunda, belirli bir paranın, belirli bir kimseye ödeneceğini belirten senet; vadeli borç senedi.
- cifkelimeis.İng.Alıcı ile satıcı arasında yapılan, bir malın asıl fiyatına teslim edilecek ülkeye kadar olan taşıma, sigorta ve diğer zararları karşılayıcı her türlü…
- cirantakelimeis.İt.Emre yazılı senedi ciro eden kişi.
- cirokelimeis.İt.Emre yazılı her türlü senedin hak sahibi tarafından bir başkasına devredilmesi.
- deblokajkelimeis.Fr.Mal satma, taşıma, kredi ve banka hesaplarını kullanma konularındaki yasağı kaldırma kararı.
- düşürümkelimeis.Düşürmek eylemi.
- emirkelimeis.Ar.Belirli bir davranışta bulunmayı gerektiren zorlayıcı söz; buyruk; talimat.
- faizkelimeis.Ar.Bolluk; çokluk.
- forkelimeis.İng.Malın sözleşmede belirtilen garda vagonlara yüklenmesine kadar geçen bütün masrafların alıcıya ait olduğu satış şekli.
- iskontokelimeis.İt.İndirim; tenzilat.
- itfakelimeis.Ar.Söndürme.
- kabulkelimeis.Ar.Benimseme.
- kârkelimeis.Far.Uğraşılan şey; meşguliyet; iş güç; iş; çalışma; hareket; eylem.
- kompetitifkelimeis.Fr.Daha çok satıp kâr etmek için ticarette üstünlük sağlama; yarışımcı; rekabetçi.
- konkordatokelimeis.Lat.Batık durumda olan bir tüccar veya şirketten alacaklı durumda olanların alacaklarının tahsili konusunda yaptıkları sözleşme; iflâs sözleşmesi.
- konteynerkelimeis.Lat.Çeşitli eşyaları taşımak için uluslar arası standartlara göre çelik veya alüminyumdan yapılmış su sızdırmaz büyük sandık; taşımalık.
- kotkelimeis.Lat.Kaburga.
- marjkelimeis.Fr.Elle yazılmış veya basılı bir kâğıdın kenarlarında bırakılan boşluk; kenar; pay.
- matlubatkelimeis.Ar.İstenilen, aranılan şeyler.
- metakelimeis.Ar.Mal.
- mizankelimeis.Ar.Tartma işlemini yapmakta kullanılan alet; tartı; terazi; ölçü aleti.
- muamelekelimeis.Ar.Davranış biçimi; davranma; tutum.
- müfredatkelimeis.Ar.Basit şeyler.
- muhatapkelimeis.Ar.Kendisi ile konuşulan, kendisine söz söylenilen kimse; hitap edilen kişi.
- muvazenekelimeis.Ar.Denge.
- plasiyerkelimeis.Fr.Piyasayı dolaşarak bağlı bulunduğu firma adına sipariş alan ve müşteri bularak mal satan kimse; tanıtımcı.
- prodüktörkelimeis.Fr.Yapımcı.
- şi'arkelimeis.Ar.İşaret; belirti; alamet; parola.
- sönümkelimeis.Sönmek eyleminin sonucu; sönme; itfa.
- spotkelimeis.İng.Belli bir yönü veya alanı aydınlatmayı sağlayan yönlendirilebilir güçlü aydınlatma aracı; ışıntı.
- stokkelimeis.İng.Bir satış yerinde satılmak üzere hazır bulundurulan mal miktarı; istif.
- stoklamakelimeis.Stoklamak eylemi.
- taahhütkelimeis.Ar.Bir şeyi yapacağına dair söz verme; bir işi üzerine alma; bir yükümlülüğü kabul etme; üstlenme.
- tellalkelimeis.Ar.Eskiden bir duyuruyu çarşı pazar gibi kalabalık yerlerde bağırarak halka duyuran kimse.