1. acizkelimeis.Ar.Güçsüzlük, yetersizlik; iktidarsızlık;
  2. adi şirketdeyimTescil zorunluluğu olmayan, tüzel kişiliği bulunmayan, ortakların ortaklık borçlarından müteselsilen sorumlu oldukları ortaklık.
  3. amortismankelimeis.Fr.Yıpranma, eskime, modası geçme gibi sebeplerle bir ticarî ve sınaî malın değer kaybetmesi.
  4. bedelsiz ithalatdeyimDevlet tarafından resmen döviz tahsis edilmemiş bir malın ithali.
  5. blokajkelimeis.Fr.Belirli bir noktada tutma; dondurma; tutmak.
  6. bonokelimeis.İt.Belirli bir süre sonunda, belirli bir paranın, belirli bir kimseye ödeneceğini belirten senet; vadeli borç senedi.
  7. cifkelimeis.İng.Alıcı ile satıcı arasında yapılan, bir malın asıl fiyatına teslim edilecek ülkeye kadar olan taşıma, sigorta ve diğer zararları karşılayıcı her türlü…
  8. cirantakelimeis.İt.Emre yazılı senedi ciro eden kişi.
  9. cirokelimeis.İt.Emre yazılı her türlü senedin hak sahibi tarafından bir başkasına devredilmesi.
  10. deblokajkelimeis.Fr.Mal satma, taşıma, kredi ve banka hesaplarını kullanma konularındaki yasağı kaldırma kararı.
  11. deneme satışıdeyimBir malın alıcı tarafından belirli bir süre kullanıldıktan sonra satın alınması şeklindeki satış.
  12. dış alımdeyimYabancı ülkelerden mal alma; ithalat.
  13. dış alımcıdeyimİthalatçı.
  14. dış alımcılıkdeyimİthalat işi.
  15. dış pazarlamadeyimYabancı ülkelere mal satım işi.
  16. düşürümkelimeis.Düşürmek eylemi.
  17. emirkelimeis.Ar.Belirli bir davranışta bulunmayı gerektiren zorlayıcı söz; buyruk; talimat.
  18. emre muharrer senetdeyimÜzerinde yazılı olan paranın, yine orada adı belirtilen kişiye veya onun göstereceği kişiye ödenmesini zorunlu kılan senet.
  19. esnek talepdeyimFiyatta meydana gelen değişikliğe karşılık talepte daha büyük oranda meydana gelen değişiklik.
  20. faizkelimeis.Ar.Bolluk; çokluk.
  21. forkelimeis.İng.Malın sözleşmede belirtilen garda vagonlara yüklenmesine kadar geçen bütün masrafların alıcıya ait olduğu satış şekli.
  22. gayrisāfi (gelir) hāsılatdeyimNet olmayan gelir.
  23. gayrisāfi kârdeyimBelli bir dönemde elde edilen kazancın vergiler, giderler düşülmeden hesaplanan tutarı.
  24. hamilkelimesf.Ar.Üstünde taşıyan; bulunduran.
  25. iadesizkelimesf.İade edilmez.
  26. iç pazardeyimÜlke içinde yapılan pazarlama; ülke içi satış.
  27. iskontokelimeis.İt.İndirim; tenzilat.
  28. itfakelimeis.Ar.Söndürme.
  29. kabulkelimeis.Ar.Benimseme.
  30. kârkelimeis.Far.Uğraşılan şey; meşguliyet; iş güç; iş; çalışma; hareket; eylem.
  31. kara borsadeyimPiyasada bulunmayan bir malın gizlice yüksek fiyatla alınıp satılması.
  32. katılma payıdeyimOrtaklık sermayesini oluşturmak üzere her ortağın emek, mal veya para olarak ortaya koyduğu pay.
  33. komandit şirketdeyimbknz. komandit ortaklık
  34. kompetitifkelimeis.Fr.Daha çok satıp kâr etmek için ticarette üstünlük sağlama; yarışımcı; rekabetçi.
  35. konkordatokelimeis.Lat.Batık durumda olan bir tüccar veya şirketten alacaklı durumda olanların alacaklarının tahsili konusunda yaptıkları sözleşme; iflâs sözleşmesi.
  36. konteynerkelimeis.Lat.Çeşitli eşyaları taşımak için uluslar arası standartlara göre çelik veya alüminyumdan yapılmış su sızdırmaz büyük sandık; taşımalık.
  37. kösemenkelimesf.(Koç için) sürünün en önünde giden; çok tos vuran.
  38. koşullu alımdeyimAlıcının, malı inceledikten sonra ihtiyaçlarına uygun bulmaması durumunda iptal etme hakkını tanıyan alım.
  39. kotkelimeis.Lat.Kaburga.
  40. mahsupkelimesf.Ar.Hesap edilmiş; hesaba geçirilmiş olan; sayılmış.
  41. marjkelimeis.Fr.Elle yazılmış veya basılı bir kâğıdın kenarlarında bırakılan boşluk; kenar; pay.
  42. matlubatkelimeis.Ar.İstenilen, aranılan şeyler.
  43. matruhkelimesf.Ar.Atılmış; fırlatılmış; çıkarılmış.
  44. metakelimeis.Ar.Mal.
  45. mizankelimeis.Ar.Tartma işlemini yapmakta kullanılan alet; tartı; terazi; ölçü aleti.
  46. muamelekelimeis.Ar.Davranış biçimi; davranma; tutum.
  47. müdahilkelimesf.Ar.Karışan; dahil olan.
  48. müfredatkelimeis.Ar.Basit şeyler.
  49. muhatapkelimeis.Ar.Kendisi ile konuşulan, kendisine söz söylenilen kimse; hitap edilen kişi.
  50. mümessilkelimesf.Ar.İki şey arasında uygun taraflar bulan; benzeten; benzetici.