500+ madde
- delkkelimeis.Far.Eski ve yamalı dilenci hırkası.
- dergâhkelimeis.Far.Kapı yeri; kapı önü.
- dervişkelimeis.Far.Kapı kapı dolaşan dilenci.
- deryā-yı aşkdeyimAşk denizi.
- deryā-yı hayretdeyimŞaşkınlık denizi.
- deryā-yı rahmetdeyimRahmet denizi.
- deryā-yı tecellîdeyimGörünen güzellikler denizi.
- destar suyudeyimMevlana'nın sandukası üzerindeki destarın ucunun batırıldığı su.
- destār-ı şerîfdeyimMevlevîlerin başlarına giydikleri sikkenin üzerine sarılan sarık.
- destār-pūşkelimeMevlevilikte giydiği sikkeye sarık sarmaya yetkili olan kişi.
- desturkelimeis.Far.Bir kimseye verilen izin; ruhsat; müsaade; icazet.
- devirkelimeis.Ar.Bir şeyin kendi ekseni etrafında yaptığı 360°lik dönme, dolanma hareketi; tam dönüş.
- devrkelimeis.Ar.Devir.
- devrankelimeis.Ar.Dünya; felek.
- deyişkelimeis.Söz; kelime.
- deyrkelimeis.Ar.Manastır; kilise.
- didarkelimeis.Far.Yüz; çehre.
- dilkelimeis.Far.Orta; yarı.
- dil ehlideyimAllah'ı tanıyan; arif.
- dinlendirmekkelimef.Dinlenmesini sağlamak.
- dolabîkelimeis.Ar.Eskiden Bursa’da dokunan kumaşlardan biri.
- dostkelimeis.Far.Sevişilen kişi; sevilen kimse.
- dört kapıdeyimBektaşilikte geçilmesi gereken dört eğitim merhalesi olan şeriat, tarikat, marifet ve hakikat mertebeleri.
- duzahkelimeis.Far.Cehennem.
- düşkünkelimesf.Birine veya bir şeye kendisini aşırı vermiş veya ona çok bağlanmış olan; müptelâ, bağlı.
- ebetkelimeis.Ar.Sonu olmayan zaman; sonsuz.
- efratkelimeis.Ar.Bireyler; fertler.
- ehadiyetü’l-aynkelimeGörünüş birliği.
- ehadiyetü’l-cemkelimeBirlikte çokluk.
- ehadiyetü’l-kesretkelimeÇokluğun birliği.
- ehlünnazarkelimesf.Ar.Bakışta usta olanlar.
- el almakdeyimKalfanın ustadan, usta olma hakkını ve iznini alması.
- elifkelimeis.Ar.Arap alfabesinin ilk harfi.
- elifî nemeddeyimMevlevi dervişlerin kullandığı bir tür keçe kemer.
- elifî taçdeyimBektaşi dervişlerinin giydiği dört dilimli ve uzun bir tür külah.
- emr-i kündeyim“Ol!” buyruğu.
- emrekelimesf.eT.Âşık; müptela; aşırı seven; vurgun; tutkun; imre
- enelhakkelimeünl.Ar.“Tanrı benim.”
- erbainkelimeis.Ar.Kırk.
- erbain çıkarmakdeyimKırk günlük süreyi bir hücrede çile doldurarak geçirmek.
- erbaine girmekdeyimÇileye girmek.
- erenkelimesf.Ermiş, olgunlaşmış olan.
- ermekkelimef.Kavuşmak; erişmek; ulaşmak; varmak. .
- ermişkelimeis.Kendisini Allah sevgisine bağlamış, belli bir mertebeye ulaşmış, İlahî sırların kendisine açılmış olduğu söylenen kişi; veli; evliya.
- ermişlikkelimeis.Kendisini Allah sevgisine bağlayarak belli bir mertebeye ulaşan kişinin İlahî sırlara vakıf olması hâli; velilik, evliyalık.
- esvedü’l-kalpkelimeKalbin ortasında bulunduğu söylenen kara nokta; süveyda.
- eşiğine yüz sürmekdeyimBir işini gördürmek maksadıyla yalvarmak için yanına gitmek.
- etvār-ı seb’adeyimYedi tavır; insan nefsinin yedi derecesinden her biri.
- evliyaiyekelimeis.Ar.Velayet derecesine varınca her türlü şeriat buyruklarından kendilerini kurtulmuş sayan ve evliyayı peygamberden üstün tutan tarikat.
- evradkelimeis.Ar.Belirli günlerde ve zamanlarda okunması âdet hâline gelen dinî sözler, dualar ve ayetler.